(6831 S. K. m. 1, 2/B, 11) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Taşağıl Köyü 1736 parsel sayılı 8.500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesiz olarak zeytinlik niteliği ile 1737 parsel sayılı 5.150 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz ve belgesiz olarak tarla niteliği ile Ahmet Demir'in kadastro tespit tarihine kadar 20 yıl süreyle zilyetliğinin bulunmadığından söz edilerek 1967 yılında Hazine adına tespit edilmişlerdir. Orman Yönetiminin, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla yaptığı itirazların Tapulama Komisyonunca yetkisizlikle gönderilmesi üzerine Manavgat 1. Tapulama Mahkemesinin 12.08.1981 gün 1979/325-1981/121 sayılı karar ile 1737 parsel sayılı taşınmazın, aynı mahkemenin 29.05.1981 gün 1979/324-1981/42 sayılı kararıyla 1636 parsel sayılı taşınmazın Orman Bakanlığı mütalaasına göre orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman olarak tapulama dışı bırakılmasına karar verilmiş, 1737 parsel hakkındaki hüküm 7. Hukuk Dairesince onanarak 19.02.1982 tarihinde, 1736 parsel hakkındaki hüküm temyiz edilmeksizin 03.07.1981 tarihinde kesinleşmiştir. Yörede 21.05.1985 tarihinde bir yıl süreyle ilanı yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa hükümlerine yapılan 2/B madde uygulaması ile çekişmeli taşınmazlar önce orman sınırı içine alınmış, sonradan da 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamasıyla orman rejimi dışına çıkarılmışlardır. Orman Yönetiminin 1736 sayılı parsel hakkında 11.07.1985 tarihinde, 1737 sayılı parsel hakkında da 09.07.1985 tarihinde 2/B madde işleminin iptali istemiyle Hazineyi taraf göstererek 1736 parsel hakkındaki açtığı dava Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.03.1987 gün 1985/592-1987/169 sayılı kararı ile 1737 sayılı parsel hakkındaki dava 16.03.1987 gün 1985/571-1987/154 sayılı kararı ile 2/B madde uygulamasının yerinde olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, Orman Yönetiminin temyizleri üzerine 1736 parsel hakkındaki hüküm 8. Hukuk Dairesince temyiz dilekçesinin süre yönünden reddedilmesiyle 25.10.1990 tarihinde kesinleşmiştir. 1736 parsel hakkındaki hüküm ise, 8. Hukuk Dairesince, davanın hakem sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması gereğine değinilerek bozulması üzerine Sulh Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş, yargılamaya halen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/340 Esas sayılı dosyasında devam edildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan; orman kadastrosunun askı ilanı süresi içinde davacı Ahmet Demir, Manavgat 1. Tapulama Mahkemesinin 29.05.1981 gün 1979/324-1981/42 ve 12.8.1981 gün 1979/325-1981/121 sayılı kararıyla orman olması nedeniyle tapulama dışı bırakılmasına karar verilen 1736 ve 1737 parsel sayılı taşınmazların 1958 yılında 3573 Sayılı Zeytincilik Yasası hükümlerine göre kendisine tahsis edildiği, imar-ihya ve ıslah işlemlerinin tamamlandığı, taşınmazların adına tescili istemiyle 20.01.1986 tarihinde Hazineye husumet yönelterek Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı davanın kabulüne karar verilmiş, davacı Hazinenin temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesince davanın devamı sırasında yörede orman sınırlamasının askı ilanına çıkartıldığı; bu durumda, eldeki davanın tahdidin kesinleşmesini önleyeceği ve davanın sınırlamaya itiraz davasına da dönüşeceğinden, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi hükmüne göre, Kadastro Mahkemesinin görevli olduğuna değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak tescil davası elde tutulmadan görevsizlik kararı dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden oldukları savıyla eldeki davaya harçlı katılmıştır. Davacı Ahmet Demir, 1736 parselin Musa Çatin tarafından düzenlenen 07.04.2003 tarihli kroki ve raporda (C) ile işaretlenen 300 m2 yüzölçümlü bölüm hakkındaki davadan feragat etmiştir. Mahkemece, davacı Ahmet Demir tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, katılan davacı Orman Yönetiminin davasının reddine, 1736 sayılı parselin fen bilirkişi Musa Çatin tarafından düzenlenen 07.04.2003 tarihli kroki ve raporda (C) ile işaretlenen 300 m2 yüzölçümlü bölümünün ifraz edilerek geriye kalan 8.200 m2 yüzölçümlü kesiminin ve 1737 parsel sayılı taşınmazın tamamının, davacı Ahmet Demir adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına itirazla birlikte tapusuz taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 21.05.1985 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Orman Yönetiminin 1736 kadastro parselinin orman sayılan yerlerden olduğu, 2/B işlemin iptali istemiyle Hazineyi taraf göstererek açtığı dava Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.03.1987 gün 1985/592-1987/169 sayılı kararı ile reddedildiğinden ve bu karar 8. Hukuk Dairesince temyiz dilekçesinin süre yönünden reddedilerek 25.10.1990 tarihinde kesinleştiğinden, bu karar Orman Yönetimi açısından H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturur.
Öte yandan; Orman Yönetiminin Hazineyi taraf göstererek 1737 sayılı parsel hakkında açtığı kadastro tespitine itiraz davası sonucu Manavgat 1. Tapulama Mahkemesinin 12.08.1981 gün ve 1979/325-1981/121 sayılı ilam ile 1737 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle kadastro dışı bırakılmasına karar verilmiş ve 7. Hukuk Dairesince onanarak 19.02.1982 tarihinde kesinleşmiştir. Bu karar da, Hazine yönünden H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturacağı gibi, temyize konu davada hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli 1737 sayılı parselin 1962 basım tarihli memleket haritasında, 1957 çekim tarihli hava fotoğraflarında taşlık, çalılık, makilik olarak gözüktüğü, eğiminin % 40 olduğu açıklanmıştır. Bilimsel olarak ve hukuken 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesinin karşı kavramından % 12'den fazla eğimli makilik yerler toprak ve orman muhafaza karakteri taşıyacağından orman sayılır. Tapulama Mahkemesinin 12.08.1981 olan karar tarihinde orman sayılan yerlerden olduğu belirlenen 1737 sayılı parselin de 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiği düşünülemez. Her ne kadar, Orman Yönetimi tarafından 1737 parselin 2/B işleminin iptali istemiyle 09.07.1985 tarihinde açtığı dava halen Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/340 Esas sayılı dosyasında devam etmekte ise de, davanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesi uyarınca askı süresi içerisinde açılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarına itiraz davalarına bakma görevi Kadastro Mahkemesine aittir. Bu durumda, Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/340 Esas sayılı dava dosyasında görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesi ve eldeki dava dosyası ile birleştirilmesinde zorunluluk vardır.
Yerel mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonucunda da çekişmeli 1737 parsel sayılı taşınmazın tamamı ve 1736 parselin bir bölümü 3 numaralı, 1736 parselin bir bölümünün de 4 numaralı zeytincilik haritası içerisinde kaldıkları, 4 numaralı zeytincilik parselinin zilyedi olan Mustafa Kocabaş'ın 1736 kadastro parseli içinde kalan bölümü davacı Ahmet Demir'e bağışladığı belirlenmiş, 3573 Sayılı Yasa uyarınca 14.03.1960 tarihli ruhsat tezkeresi ile yabani zeytinlerin aşı ve bakım suretiyle imar ve ihyası için 3 numaralı zeytincilik parseli Ahmet Demir'e, 4 numaralı zeytincilik parseli de Mustafa Kocabaş'a tahsis edilmiş, Tarım Bakanlığının 13.11.1965 gün 94940 sayılı yazısı ile taşınmazların imar süreleri 14.03.1968 olarak belirlenmiş, Ziraat Teknisyeni Ahmet Aydemir tarafından, 3 numaralı 14.152 m2 yüzölçümlü ve 4 numaralı 14.068 m2 yüzölçümlü zeytincilik parsellerinin 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre imar ihya edildiğine dair 25.03.1968 tarihli tutanaklar tutulmuş, Tarım Bakanlığının 07.06.1968 gün, 51063 sayılı yazı ile taşınmazların kanuni süresi içerisinde imar ve ihya edildiğinden 3 numaralı zeytincilik parselinin Ahmet Demir, 4 numaralı zeytincilik parselinin Mustafa Kocabaş adına tapuya tescili yönünde Antalya Valiliğine, Antalya Valiliği de 13.06.1968 tarih 970 sayılı yazı ile Manavgat Kaymakamlığına bildirdiği görülmekteyse de, çekişmeli taşınmazların 3573 Sayılı Yasa uyarınca imar ve ihya işlemleri kadastro tespit tarihi olan 09.05.1967 tarihinden sonra tamamlanmıştır. Kaldı ki; 1737 sayılı parsel Manavgat 1. Tapulama Mahkemesinin 12.08.1981 gün 1979/325-1981/121 sayılı kararı ile 1736 sayılı parsel aynı mahkemenin 29.05.1981 gün 1979/324-1981/42 sayılı kararıyla orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman olarak tapulama dışı bırakılmasına yönelik o tarihte yürürlükte bulunan yasalara uygun kesinleşmiş kararlar bulunmaktadır. Bu kararlarda Ahmet Demir taraf olmadığından onun yönünden kesin hüküm olmasa bile güçlü delil oluşturur.
Hal böyle olunca; 1737 sayılı parsel hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/340 esas sayılı dosyasının görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılması sağlanarak dava dosyası ile birleştirilmesinden sonra Ahmet Demir tarafından 1736 ve 1737 sayılı parseller hakkında açılan tescil ve orman kadastrosuna itiraz davasının reddine, 1736 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/3. maddesinin son cümlesi ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarılmış tarla niteliği ile Hazine adına, 1737 parsel sayılı taşınmazın da 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi uyarınca orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine, 22.11.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy