(4721 S. K. m. 501) (743 S. K. m. 448) (3402 S. K. m. 18) (YİBK. 04.05.1978 T. 1978/4 E. 1978 5 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve katılan Seher Atay tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: 19.08.1969 tarihinde yapılan kadastro sırasında Bektaş Mahallesi 97 ada 7 parsel sayılı 111.280 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Zilhicce 1127 tarih 97 nolu tapu kaydı ile 1/2'şer pay itibariyle Ali oğlu Mehmet (Ali oğlu Demirci Mehmet) ve Mehmet oğlu Mehmet Durna adlarına tespit edilmiş, Mehmet Durna'ya ait 1/2 pay, satış yoluyla Hüseyin Durna, Mehmet Şirin, Hasan Şirin ve Ahmet Şirin'e geçmiştir.
1- Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın 1990 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı iddiasıyla tapu maliklerini taraf göstererek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece, 1994/334-1995/637 sayılı karar ile Ali oğlu Mehmet hakkında açılan davanın H.Y.U.Y.'nın 46. maddesi uyarınca ayrılmasına, taşınmazın bilirkişi raporunda A1, A2, A3 ile işaretlenen sırasıyla 3.377,30 m2, 686,50 m2 ve 160,45m2 yüzölçümlü bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve temyiz edilmeksizin 25.01.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğünce 97 ada 7 parselin orman olarak kesinleşen bölümleri 97 ada 22, 23 ve 24 parsel numaraları ile orman niteliği ile Hazine adına, geriye kalan 107.055,75 m2 yüzölçümlü bölümü ise, 97 ada 25 parsel numarası ile 1/2 payı Ali oğlu Mehmet, 1/ 8'er payı Hüseyin Durna ve Mehmet Şirin, 3/16 payı Hasan Şirin, 1/16 payı Ahmet Şirin adlarına tapuya tescil edilerek infaz işlemleri yapılmıştır. Ali oğlu Mehmet hakkında da açılıp 1994/334 Esas sayılı dosyadan ayrılan davaya eldeki 1999/29 Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir.
2- Bu davanın devamı sırasında Hüseyin Durna, Mehmet Şirin, Ahmet Şirin ve Hasan Şirin Alanya Hazine ve Ali oğlu Demirci Mehmet'i taraf göstererek 19.06.2000 tarihinde 97 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliklerinden olan Mehmet Durna'dan taşınmazın tamamını 1982 yılında satın aldıkları, Ali oğlu Demirci Mehmet'in kim olduğu ve mirasçıları bilinmediğinden Ali oğlu Demirci Mehmet'in tapu kaydındaki 1/2 payının 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713/2 (eski Medeni Yasanın 639/2) maddesi uyarınca hukuki değerini yitirdiği savıyla Asliye 2. Hukuk Mahkemesinde 2000/485 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davasını açmışlardır. Sözü edilen bu dava dosyası H.Y.U.Y.'nın 45. maddesi uyarınca eldeki dava ile birleştirilmiştir.
3- Seher Atay, çekişmeli taşınmazı dedesi Hüseyin Gürel'in, Ali oğlu Demirci Mehmet'in kızı Fatma'dan satın aldığı, böylelikle kendisinin de payının bulunduğu savıyla davaya harçlı katılmıştır.
4- Davanın devamı sırasında Güngör Gürel ve arkadaşları Tapu Sicil Müdürlüğünü taraf göstererek, çekişmeli taşınmazda 1/2 pay sahibi Ali oğlu Mehmet'in kendi miras bırakanları Hüseyin oğlu M. Şükrü Gürel olduğunu iddia ederek Ali oğlu Mehmet'in isminin Hüseyin oğlu Mehmet Şükrü Gürel olarak düzeltilmesi istemiyle 27.02.2001 tarihinde tapuda isim düzeltilmesi davası açmışlardır. Alanya Asliye 2. Hukuk Mahkemesi 19.10.2001 gün 158-706 sayılı kararı ile bu davanın mülkiyetin aktarımıyla ilgili olduğu düşünülmeden 97 ada 25 (97 ada 7) parsel sayılı taşınmazda 1/2 payın sahibi Ali oğlu Mehmet'in adı baba adı ve ismi aynı olmayan 13.03.1982 tarihinde ölmüş olan 1327 doğumlu Hüseyin oğlu Mehmet Şükrü Gürel olarak düzeltilmiş ve tapu kütüğünde infaz işlemleri yapılmıştır. Bunun üzerine; mahkemece, M. Şükrü Gürel mirasçılarının davaya katılımı sağlanmış ve davaların açıldığı tarihte ölü olduğu anlaşılan Ali oğlu Mehmet aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle açılan tüm davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve katılan davacı Seher Atay tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden sonra 08.06.1990 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Davacı Orman Yönetimi, ilk başta Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/334-1995/637 sayılı dosyasında 97 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapuda müşterek malikleri olan Ali oğlu Mehmet, Hüseyin Durna, Mehmet Şirin, Hasan Şirin ve Ahmet Şirin'i taraf göstererek, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı iddiasıyla 10.08.1984 tarihinde tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi davası açmıştır. Dava kamu düzeniyle ilgili olduğundan tapu maliklerinden bir kısmının dava tarihinden önce ölü olduğunun belirlenmesi halinde verilecek kararda aynı taşınmazın bir kısmının özel mülk bir kısmının orman olarak tescili mümkün olamayacağından ölü davalının aleyhindeki davanın dava koşulu bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmeyip, davacıya; ölü davalının veraset ilamını (mirasçılık belgesini) sunması için önel verilmesi ve getirtilen veraset ilamına (mirasçılık belgesine) göre mirasçılarının davaya katılımı sağlanarak taraf oluşturulması ve onların huzuruyla davanın görülmesi gerekir. Açıklanan nedenle, somut uyuşmazlıkta dava tarihinde ölü olan şahıs aleyhine dava açılamayacağına ilişkin 04.05.1978 gün 4/5 sayılı Y.İ.B.K.'nın uygulanma imkanı yoktur.
Hüseyin Durna ve arkadaşlarının açtığı ve bu dosya ile birleştirilen Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/485 Esas sayılı dosyasında Ali oğlu Mehmet'in 1/2 payının 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713/2 (eski 639/2) maddesine göre iptali istendiğinden ve 19.08.1969 tarihinde düzenlenen kadastro tespit tutanağında Ali oğlu Demirci Mehmet'in (Ali oğlu Mehmet'in) ölü olduğu kütüğün beyanlar hanesine yazıldığına göre Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/158 Esas sayılı tapuda isim düzeltilmesi davasına konu olan 13.03.1982 tarihinde ölü olduğu anlaşılan Hüseyin oğlu Mehmet Şükrü Gürel'in tapu maliki Ali oğlu Demirci Mehmet (Ali oğlu Mehmet) olduğu düşünülemeyeceğinden tapuda isim düzeltilmesine ilişkin kararın davacılar Hüseyin Durna ve arkadaşlarını bağlamayacağı keza isim düzeltilmesi davası mülkiyet aktarımı davası şekline dönüştürülmüş olduğu, dava sebeplerinin ayrı olması sebebiyle Hazine ve Orman Yönetimini dahi bağlamayacağı düşünülerek tapu iptali ve tescil davasının davacıları Hüseyin Durna ve arkadaşlarından, Orman Yönetiminden ve Seher Atay'dan 19.08.1969 tarihinde düzenlenen kadastro tespit tutanağında ölü olduğu belirtilen 1/2 pay sahibi Demirci Mehmet'in veraset ilamı (mirasçılık belgesi) istenmeli, veraset belgesinin mahkemeye sunulması halinde Ali oğlu Mehmet (Ali oğlu Demirci Mehmet) mirasçıları davada yasal hasım olacağından o kişilerin davaya katılımı sağlanıp onlar huzuruyla dava görülüp hem orman yönetimi hem de Hüseyin Durna ve arkadaşları ve katılan Seher Atay'ın iddiaları ve davalarının esası hakkında karar verilmesi gerekir. Tapuda 1/2 pay maliki Ali oğlu Mehmet'in (Ali oğlu Demirci Mehmet'in) ibraz edilecek (sunulacak) veraset ilamına göre mirasçı bırakmadan ölmüş olduğunun belirlenmesi halinde 4721 Sayılı Medeni Yasanın 501. (eski 448.) maddesine göre miras Hazineye intikal edeceğinden ve 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi hükmüne göre Hazine yasal hasım olacağından Hazine huzuruyla dava görülüp sonuçlandırılmalıdır. Yerel mahkemece aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetimi ve katılan davacı Seher Atay'ın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 22.11.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy