(3402 S. K. m. 11) (6831 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Yaka Köyü 161 ada 42 parsel sayılı 6635.42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağustos 1998 tarih 46 nolu tapu ve 1938 tarih 535 tahrir numaralı vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın Ocak 1932 tarih 12 nolu tapu kaydı ile kayıtlı ve tapulu olduğunu, öncesi tarla iken şimdi bağ niteliğinde olduğunu, Hazine adına oluşturulan tespitin ve tapunun iptali iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 04.09.1947 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1744 Sayılı Yasaya göre 22.03.1979 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde itiraz edilmeyen yerlerde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
İtiraz edilen yerlerde yapılan incelemenin sonuçları ise; 15.12.1980 tarihinde ilan edilmiş, Orman Yönetimi tarafından 13.03.1981 tarihinde 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına taşınmazların 15.10.1961 tarihinden önce yitirmediği gerekçesiyle kısmen itiraz edilmiş ve Danıştay'ın 19.02.1985 gün ve 1981/606 E., 1985/165 K. sayılı kararı ile 1, 2, 7, 11, 12, 13, 15, 18, 19, 20, 22, 26, 39, 40, 41, 44, 48, 51, 52, 60, 61, 62, 69, 71, 75, 79 ve 80 nolu 2. madde parselleri hakkındaki komisyon kararının tamamı ile 8, 25, 32, 56 ve 58 nolu 2. madde parselleri hakkındaki komisyon kararını kısmen iptal ederek orman olarak bırakmıştır. Bu parseller dışındaki 2. madde uygulaması kesinleşmiştir. Daha sonra 3402 Sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere 1988 yılında 96 nolu orman kadastro komisyonunca 3302 Sayılı Yasaya göre 2/B madde uygulaması Danıştay ilamını kapsayacak şekilde yapılmış, muhtelif 2/B parsellerinin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından nitelik yitirdiği görüşüyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmış ve çalışma sonuçları 06.09.1988 gün ve 469-47 sayılı yazısı ile Kadastro Müdürlüğüne iletilmiş, bu çalışmalar ilan edilip kesinlik kazanmamış ve daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 11. maddesine göre 16.02.1999-18.03.1999 tarihleri arasında ilan edilmiş, 2/B uygulamaları eldeki dava nedeniyle kesinleşmemiştir. Ne var ki; bu arada 161 ada 37, 38, 39, 40, 41, 42 ve 46 numaralı parseller hakkında Danıştay kararı dikkate alınmadan 8 A1 nolu 2. madde parseli olarak Hazine adına çıkartılan bu alan, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 02.07.1996 tarih 1996/4 sayılı genelgesi uyarınca Hazine adına tapuya tescili bir bütün olarak yapılmış ve 25.08.1998 tarih 46 nolu tapu kaydı oluşturulmuştur. Aynı yere ilişkin davacı gerçek kişilere ait geldisi Ocak 1936 tarih 1235 nolu tapu kayıtları ile 1938 tarih 535 tahrir nolu vergi kayıtları mevcuttur. Gittisi 28.04.1981 tarih 1 sıra nolu tapu kaydında çekişmeli 161 ada 42 parsel ilk orman tahdidi içerisinde iken, 1979 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 15.10.1961 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirdiği gerekçesiyle orman sınırları çıkartılan 8 nolu 2. madde parselinin içinde kaldığı ve yine Danıştay'ın 1981/606-165 sayılı kararı ile de orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verildiği, 8-A1 bölümü içerisinde kaldığı, sonuç olarak; çekişmeli 161 ada 42 parsel numaralı taşınmazın ilk orman tahdidi sınırları içerisinde kalmasına rağmen, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla 15.10.1961 tarihinden önce bilim ve fen bakımından nitelik yitirmesi nedeniyle orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu ve bu koşulları halen taşıdığı, ilk orman tahdidinden öncesinin tapulu olduğu ve dava konusu yere ait olduğu bildirilen geldisi Ocak 1936 tarih 12 ve 35 numaralı ve 28.04.1981 tarih 1 numaralı tapu kayıtlarının da kapsamından kalmasına rağmen mükerrer olarak 25.08.1998 tarih 46 numaralı Hazine tapusunun oluşturulduğu ve bu tapu kaydına dayanılarak kadastroda Maliye Hazinesi adına tesbit yapıldığı, oysa davacı gerçek kişiler adına tescilinin gerektiği bilirkişilerce söylenmiştir. Ne var ki; bu anlatımları içeren uygulamayı gösterir şekilde tahdit haritası ile irtibatlı kroki çizilmek suretiyle gösterilmediği gibi tüm bu uygulamaları denetleyecek şekilde toplu ve birleşik kroki çizilmemiştir.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 12.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy