(766 S. K. m. 28) (4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 21.09.2004 gün ve 2004/9192-8870 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, süresi içinde Orman Yönetimi tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, Güzelbahçe İlçesi, Yelki Köyü 1878 ve 1879 parsel sayılı taşınmazların, yörede 1976 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda kısmen orman alanında kaldığını, 1996 yılında yapılıp kesinleşen 2/B madde çalışmasında da kısmen orman sınırı dışına çıkarıldığını iddia ederek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini ve davalıların el atmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 1879 parsel numaralı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 414 m2 bölümünün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman olarak Hazine adına tesciline, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi ve davalı Yelki Köyü Tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmekle dairece düzeltilerek onanmıştır. Bu kez, Orman Yönetimi kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 29/11/1978 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 04/06/1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli 1878 parsel sayılı taşınmazın 483000 m2, 1879 sayılı parsel sayılı taşınmazın 454200 m2 yüzölçümü ile Eylül 1935 tarih 10 nolu tapu kaydına dayanılarak davalı köy tüzelkişiliği adına tespit edildiği, Hazine ve Orman Yönetimince tapulama mahkemesinde 1878 ve 1879 parseller hakkındaki 1965/161 Esas'tan tefrik edilen 1969/209-305 ve 1969/210-306 sayılı kadastro tespitine itiraz davalarının, 766 Sayılı Yasanın 28. maddesi uyarınca komisyonca itirazların incelenerek sonuçlandırılması için dosyanın Tapulama Müdürlüğüne tevdiine kararı ile Kadastro Komisyonuna aktarıldığı, Tapulama Komisyonunun 19.08.1970 tarihli kararı ile, 1878 sayılı parselin 202000 m2 bölümü orman sayılan yerlerden olduğundan orman olarak tespit harici bırakılmasına, geri kalan (281000 m2) orman sayılmayan yerlerden olduğu saptanan bölümün 55000 m2'sinin Hazine adına, 226000 m2'sinin Yelki Köyü Tüzelkişiliği adına tesciline; 1879 sayılı parselin ise, tamamının orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığından, 348700 m2 yüzölçümündeki bölümünün Yelki Köyü Tüzelkişiliği adına tesciline, 105500 m2 yüzölçümündeki bölümünün mera olarak Hazine adına tespitine karar verilmiş ve komisyon kararına dayanılarak, 1878 parselin 226000 m2, 1879 parselin 348700 m2 yüzölçümü ve zeytinli tarla niteliği ile Yelki Köyü Tüzelkişiliği adına 07/09/1972 tarihinde tapu kaydının oluşturulduğu, ancak parsellerin Tapulama Komisyonunca saptanan yüzölçümlerine göre oluşan yeni çapları, kadastro paftasına ve mahalle klasörüne işlenmediği ve kadastro arşivinde de bulunmadığı, orman kadastro paftasına da ilk şekliyle aktarma yapıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar, Orman Yönetimi davasını 1878 ve 1879 parseller hakkında açmış ise de, tapuya tescil edilen yüzölçümlerine ait çapları paftaya işlenmediği için, davanın kapsamının belirlenmesinde, 1878 ve 1879 parsellerin kadastro tespiti sırasında belirlenmiş olan ilk çaplarının esas alındığının kabulü gerekir.
O halde, ilk orman tahdidinin arazi kadastrosundan sonra yapıldığı ve çekişmeli taşınmazların arazi kadastrosunda ilk belirlenen çaplarının tamamının dava kapsamında olduğu gözetilerek, sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için, orman tahdit hattının 1878 ve 1879 parsellerin kadastro tespiti sırasında belirlenmiş olan ilk çapları esas alınarak uygulanması suretiyle orman sınırı içinde ve dışında kalan bölümlerinin saptanması gerekmektedir.
Ayrıca, karara dayanak alınan uzman bilirkişi rapor ve krokisinde 04.06.1996 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde çalışması sonucu oluşturulan tahdit haritası uygulanmış, ancak çekişmeli taşınmazların 29.11.1978 tarihinde ilan edilmiş olan ilk tahditteki konumu ile ilgili bilgi verilmemiştir. Oysa, aplikasyon tahdit olmayıp, aplikasyonun ilk tahdide uygun olması zorunludur. Kesinleşen orman kadastro sınırlarını hiçbir merci ve makamın aplikasyonla bile olsa değiştirme yetkisinin bulunmadığı, aplikasyonun ilk orman sınırlandırmasına uygun olma zorunluluğu göz önüne alındığında, Yargıtay denetimine açık olmayan ve ilk orman tahdidi ile irtibatlandırılmayan krokiye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı, Dairece hükmün onanması maddi yanılgıya dayalıdır.
Bu nedenlerle; öncelikle, mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez yapılan ve 29.11.1978 tarihinde ilan edilerek kesinleşen ilk orman kadastrosuna, daha sonra 04.06.1996 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait ilk arazi kadastro paftasının orijinalinden fotokopisi bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulmalıdır. Daha sonra, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile yeteri kadar harita mühendisi ya da fen ehlinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte, Kadastro Komisyonunun 19/08/1970 tarihli kararının dayanağı kroki ile birlikte, kesinleşen ilk orman kadastro haritası ve tutanakları yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilip, orman kadastro tutanağındaki 79 nolu orman tahdit sınır noktası baş nokta olarak kabul edilip, bu noktadan hareketle orman kadastro tutanağında yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait 78-77-76-75-74-73-72-71-70-69-68-67-66-65-64-63-62-61-60-59 nolu orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı 1878 ve 1879 parsellerin kadastro tespiti sırasında belirlenmiş olan ilk çapları esas alınarak, çevre parselleri de gösterecek biçimde uygulanması suretiyle belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmeli, aynı yöntemle aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin çalışma tutanak ve haritası uygulanmalı, kadastro paftası üzerinde gösterilmelidir.
Bilirkişi kuruluna Kadastro Komisyonunun 19.08.1970 tarihli kararının dayanağı krokiye, çekişmeli taşınmazların ilk orman kadastrosuna ve daha sonra aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalara göre ve konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, taşınmazların orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Anılan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, Orman Yönetiminin karar düzeltme istemi yerindedir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 21.09.2004 gün ve 2004/9192-8870 E.K. sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA 17.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy