(3402 S. K. m. 14, 17, 20, 21, 32) (6831 S. K. m. 1, 2) (1086 S. K. m. 45, 284)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, Yenice köyü 139 ada 62 parsel sayılı 3.212.83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarih 287 nolu vergi kaydı ile 139 ada 71 parsel sayılı 6.946,31 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesiz olarak tarla nitelikleriyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli yerlerin orman oldukları iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi davalı Muhittin E. adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 139 ada 71 parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davacı Orman Yönetiminin 139 ada 62 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu yer hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; kadastro sırasında çekişmeli taşınmaza uygulanan (revizyon gören) 1937 tarih 287 tahrir nolu vergi kaydının dava dışı olup kadastro mahkemesinde davalı olan 139 ada 61 ve 63 parsel sayılı taşınmazlara da revizyon gördüğü, vergi kaydının miktarının 60'ar (6.000 m2) olduğu, kuzey sınırının kır okuduğu ve çekişmeli taşınmazların kuzeyinde ve doğusunda eylemli olarak 139 ada 121 sayılı orman parseli yer aldığı anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece, dava ve usul ekonomisi bakımından gerçek kişilere ait 1937 tarih 287 tahrir nolu vergi kaydının revizyon gördüğü 139 ada 61, 62 ve 63 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin derdest dava dosyaları H.Y.U.Y'nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmeli, vergi kaydının kuzey sınırında kır bulunduğundan eylemli olarak da vergi kaydının revizyon gördüğü parsellerin kuzeyinde 139 ada 121 sayılı orman parseli yer aldığından vergi kaydının 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 20/C, 21, 32/3 maddeleri uyarınca miktarlarıyla geçerli kapsamı belirlenmeli, kayıt ve belgelerin lehe olduğu kadar aleyhe de delil teşkil edebilecekleri dikkate alınmalı, vergi kaydının miktar fazlasının ise kuzey sınırda bulunan ormandan açma yapma yapmak suretiyle kazanıldığı düşünülerek, vergi kaydının miktarı kadar (6.000 m2'lik) yerin, 3402 Sayılı Yasanın 21 ve 32/3. maddelerine uygun olarak fen bilirkişiden alınacak ek raporla ifrazı yapılarak, gerçek kişiler adına, vergi kaydı miktar fazlasının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle 139 ada 71 parsel sayılı taşınmaza yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ONANMASINA,
2-Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin, 139 ada 62 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 139 ada 62 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak BOZULMASINA, 16.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy