(3402 S. K. m. 14, 17, 20, 45) (4721 S. K. m. 713)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Minnetler Köyü Elma Çukuru mevkiinde bulunan toplam üç parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Danişmentler Köy Tüzelkişiliği, çekişmeli taşınmazların içinden geçen su kaynağının köylerine ait olduğu savıyla davaya harçlı katılmıştır. Mahkemece, dava dilekçesinin üçüncü sırasında yazılı taşınmaz hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, fen bilirkişi Atilla Develi tarafından düzenlenen 04.10.2004 tarihli rapor ekindeki krokide (A) ve (B) ile gösterilen 16.049 m2 ve 3.895,25 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak alınan uzman orman bilirkişi kurul raporunda, çekişmeli taşınmazın (A) ile işaretlenen bölümünde doğu tarafındaki dere sınırında 7, ortada 1 tane 40-50 yaşlarında karaçam ağacı ve 25 yaşlarında 8 tane kiraz ağacının bulunduğu, (B) ile işaretlenen bölümünde ise ağaç bulunmadığı hali arazi konumunda olduğu, taşınmazların bütünlemesi 1957 yılında yapılmış memleket haritasında beyaz renkli orman dışı alanda gözüktüğü orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış olup rapor ekindeki memleket haritasında ise taşınmazlar iğne yapraklı ve yapraklı ağaç sembollü açık alanda işaretlenmiştir. Ayrıca memleket haritası ile taşınmazların kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilerek birbirini üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazların memleket haritasındaki konumları gösterilmemiştir. Hükme dayanak yapılan ziraat bilirkişi raporunda (A) ile işaretlenen yerde yaklaşık 30 yaşlarında erik ve kiraz ağaçları, 40 yaş üzerinde armut ağacı bulunduğu, orman ağacı olmadığı, B ile işaretlenen yerin meyvelik olduğu, (A) ve (B) ile işaretlenen yerlerde orman ve mera bitki örtüsünün bulunmadığı, tarım arazisi niteliğinde oldukları ifade edilmiştir. Dosya arasında bulunan orman mühendisi Halil Usul tarafından düzenlenen 29.06.1998 havale tarihli raporda ise çekişmeli taşınmazlarda orman ağacının bulunmadığı, (A) ile işaretlenen yerin mera olarak kullanıldığı açıklanmıştır. Bu durumda dosyadaki tüm raporlar birbirleriyle çelişkili olup mahkemece bu yönler üzerinde durulup çelişkiler usulünce giderilmemiştir. Hal böyle olunca, karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Bundan ayrı davacılar yönünden 3402 Sayılı Kadastro Yasası'nın 14.ve 17. maddelerinde düzenlenen zilyetlikle ve imar ihya yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yeterince araştırılmamıştır. Diğer taraftan davacıların tutunduğu 2031 ve 2045 yazım numaralı vergi kayıtlarının revizyonları sorulmamış, keşifte tek tek sınırları itibariyle yöntemine uygun olarak uygulanmamış, vergi kaydı uygulaması fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokide gösterilmemiştir.
Bu durumda, davacıların tutundukları vergi kayıtlarının kadastro çalışmaları sırasında revizyon görüp görmedikleri (uygulanıp uygulanmadıkları) Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden sorulmalı, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, üç orman mühendisi, ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğu, diğer fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; eğim durumu belirlenmeli, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, yaşı ile kapalılık oranı belirlenmeli; çekişmeli taşınmazların ve komşu taşınmazların tümünün memleket haritasına göre konumu saptanmalı; memleket haritasında bu parsellerin tümünün bulunduğu yer belirlenerek, orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra her iki harita çekişmeli yerleri ve komşularını da gösterecek şekilde birbiri üzerine ablike edilerek çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre konumu saptanıp; bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan çekişmeli parsellerin tümünü bir arada gösteren kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, mahkemece çekişmeli taşınmazlar gözlenmeli ve üzerinde neler bulunduğu keşif tutanağına yazılmalı, çekişmeli taşınmazların 4 taraftan renkli fotoğrafı çektirilip dosya arasına konulmalı, davacıların tutundukları vergi kayıtları taşınmaz başında yapılan keşifte tanık ve yerel bilirkişi anlatımı ve fen bilirkişi yardımı ile 3402 sayılı yasanın 20. maddesine göre zemine uygulanmalı, fen bilirkişiden keşfi ve vergi kayıtları uygulamasını izlemeye elverişli rapor alınmalıdır.
Açıklanan konular göz önünde bulundurularak çekişmeli taşınmazın çevresindeki taşınmazların niteliğine göre, taşınmazın etrafı ormanla çevrili ise mülkiyet belgesi, tapu kaydı olmadığı takdirde bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesine aykırılık teşkil ettiği düşünülmeli, bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; dava tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; (A) ile gösterilen taşınmazın sınırlarında dere bulunduğundan, taşınmazların üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı, yaşı ile kapalılık oranı tarım toprağı veya meyvelik veya mera olup olmadıkları, tarım toprağı ise kaç yıldır ne şekilde kullanıldığı, imar ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise ne zaman tamamlandığı, hakkında ziraat mühendisine bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 16.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy