(6831 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, zilyetliğe dayanarak yörede 1995 yılında ilk kez yapılan ve 25.02.1998-25.08.1998 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında Selviler Köyü 94 ve 186 parsel sayılı taşınmazların 2/B uygulaması nedeniyle orman sınırı dışına çıkarılması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 94/B, 186/B-C bölümlerine ilişkin davanın reddine, 94/A-C, 186/A bölümlerine ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Orman Yönetimi hükmü 94 parselin A-C ve 186 parselin ( A ) bölümlerine yönelik olarak temyiz etmiştir.
Mahkemece bu bölümlerin memleket haritasında açık alanda kaldığı, eylemli olarak da tarım arazisi niteliğinde olduğu, bu nedenle orman kadastro komisyonunca orman olarak kabul edilip aynı anda 2/B'ye ayrılmasının yanlış olduğu gerekçesiyle davacıların orman kadastrosuna itirazları kabul edilmişse de, taşınmazlar 1956 yılında yapılan tapulama sırasında belgesizden davacıların murisleri adına tespit görmüş, Orman Yönetiminin itiraz üzerine Demirci Arazi Kadastro Mahkemesinin 1960/441 ve 1960/460 sayılı dosyalarında Tarım Bakanlığı mütalaası alınmak suretiyle çekişmeli 94 ve 186 parsellerin orman olarak tapulama harici bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 1962 yılında kesinleşmiştir. Davacıların murisi ve Orman Yönetiminin taraf olduğu dava sonunda 1962 yılında "orman" olduğu belirlenen taşınmazların 1981'den önce bu niteliklerini yitirdikleri gerekçesiyle 1995 yılında 2/B alanı olarak belirlenmeleri de mümkün değildir.
Kabule göre de; düzenli sicil oluşturmakla görevli kadastro hakimi, taşınmazların kim ya da kimler adına tesciline karar verildiğini hüküm yerinde göstermesi gerekirken, davanın "kabulüne-reddine" şeklinde hüküm kurması da isabetsizdir.
O halde; taşınmazın 94/A-C ve 186/A bölümlerinin de diğer ( 94/B-186/B-C ) bölümleri gibi orman olduğunun kabulü ve sınırdaki geniş orman parseli ile birlikte 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesine göre orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgı sonucu taşınmazların bir bölümünde özel mülkiyete imkan tanır şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 10.02.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy