(6831 S. K. m. 11)
Dava: Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.10.2001 gün ve 2001/6768-7605 sayılı bozma kararında özetle: Hükme dayanak yapılan raporu düzenleyen uzman bilirkişi İhsan Akan hakkında gerçeği aykırı rapor düzenlemek suçundan açılan kamu davasının 4616 Sayılı Yasa gereğince ertelendiği, İhsan Akanın düzenlediği rapora dayanılarak karar verilemeyeceği, bu nedenle üç uzman bilirkişi ve bir fen elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte en eski tarihli memleket haritası hava fotoğrafı ve amenajman planı uygulanarak çekişmeli taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, orman kadastro haritası uygulanarak taşınmazın orman sınır hattına göre konumunun belirlenmesi, bilirkişilere uygulamayı gösteren orman sınır hattına da irtibatlı kroki düzenlettirilmesi, dört yönden fotoğraflarının çektirilmesi, orman içi açıklığı olup olmadığının saptanması gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, Narlıdere Köyü, Sertavul Yaylası, Topuktaş Mevkiinde bulunan fen elemanı bilirkişi Mehtap Ateşin düzenlediği 29.12.2002 tarihli krokide 2108 numaralı orman sınır noktası ile 2, 3, 5, 7, 10, 19, 12, 13, 15, 17 ve 18 numaralı kırık noktaları arasında kalan mavi ile boyanarak gösterilen 7578.99 m2 bölüm ile 11, 12 ve 13 numaralı kırık noktaları ve 2108 numaralı orman sınır noktası arasında kalıp pembe ile boyanarak (C) ile gösterilen 280.82 m2 bölüme ilişkin orman kadastro işleminin iptaline, ve bu yerlerin orman sayılmayan yer olarak tesbitine, krokide 1, 2, 12 numaralı kırık noktaları arasında kalan ve kırmızıya boyanarak (A) ile gösterilen 414.57 m2 bölüme ilişkin davanın reddine bu bölümün 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, altı aylık askı ilan süresinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Bozma kararına uyularak, eski tarihli haritalar ile orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişiler Danyal U., Bayram Dede C. ve Suphi Y. tarafından düzenlenen 21.05.2002 tarihli raporda; (A) ve (B) bölümlerinin tarihi bildirilmeyen memleket haritasında % 6 eğimli tarım alanı olduğu, ve amenajman planında orman olarak nitelendirilmediği, (C) bölümünde maki elemanları bulunduğu (A) ve (B) bölümlerinin orman sayılmayan yer (C) bölümünün ise orman sayılan yer olduğu bildirilmiş, rapora eklenen krokide, çekişmeli taşınmaz bölümleri memleket haritasında açık alanda işaretlenmişse de, çekişmeli taşınmazın fen elemanı bilirkişi tarafından çizilen ölçekli ve yönleri gösteren krokisindeki tersimata göre, zeminde olduğundan daha güneyde işaretlendiği, batısındaki yolun memleket haritasında Güney-Kuzey istikametini takip ettiği gözetildiğinde, ekli memleket haritasına göre asıl bulunması gereken yerden daha güneyde işaretlendiği açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca hükme dayanak yapılan bu raporda uygulanan memleket haritası ve amenajman planının tarihi bildirilmediği gibi, hava fotoğrafı da uygulanmamıştır.
Diğer taraftan; çekişmeli yer ile ilgili, Sanık Mehmet oğlu Ahmet G. hakkında, 02.09.2000 tarihinde ormandan açma yaptığına değinilerek suç zaptı düzenlendiği, orman açma suçundan hakkında kamu davası açıldığı, Sanık Ahmet Gezerin çekişmeli yerin kendisine ait olmadığını, Ali Şirvani ile ortak miras bırakanlarından kaldığını, Ali Şirvani Köyde olmadığından onun yerine kendisinin sürdüğünü ve ektiğini, Orman Yönetiminin bu yerle ilgili suç tutanağı düzenlemesi nedeniyle, Ali Şirvanin kadastro mahkemesine bu yerle ilgili dava açtığını savunmuş, Sulh Ceza Mahkemesince resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu orman yüksek mühendisleri bilirkişiler, Nihat G., Cahit T. ve Suphi P. tarafından düzenlenen 07.02.2002 tarihli raporda çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, Ahmet Gezer'in mahkumiyetine ilişkin Sulh Ceza Mahkemesinin 10.04.2002 gün ve 2000/325-151 sayılı kararı, Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından 01.11.2004 gün ve 2004/3320-11145 sayıyla onandıktan sonra kesinleşmiştir.
Sulh Ceza Mahkemesinin yukarıda sözü edilen kesin mahkumiyet hükmüne konu yer ile somut olayda dava konusu yerin aynı olduğu yönünde taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Sulh Ceza Mahkemesinin Mahkûmiyet hükmü kamu davasının tarafı olmadığından, davacı Ali Şirvani'yi bağlayan kesin hüküm olmasa da, çekişmeli yerin orman sayılan yerlerden olduğuna ilişkin güçlü delildir. Bu delilin aksi ancak yine aynı güçte bir başka delil ile ispatlanabilir. Davacı böyle bir delil sunamamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulü yolunda karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Bakanlığı ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetime iadesine, 16.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy