(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14, 16/B, 16/C)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Gökçeören Köyü Sarıkaya mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları yazılı 3026,21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 24.03.1966 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 07.05.1982 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.Bu güne kadar genel arazi kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında ve tarıma elverişli yerlerden olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde belirtilen zilyetlik koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da, yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidinin 1965 yılında yapıldığının anlaşıldığı ve taşınmazın hukuki niteliğini belirlemede aslolan ilk tahdit olduğu halde, mahkemece ilk tahdide ilişkin orman kadastro haritası ve tutanakları getirtilerek yapılan keşifte uygulanmamıştır. Aplikasyon haritasının uygulanması yeterli görülmüş ise de, o da gereği gibi uygulanmamıştır.
Bu nedenle, öncelikle 1965 tahdidine ilişkin orman kadastro haritası ve tutanakları getirtilerek mahkemece önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ilişkin harita ve tutanaklar da ayrıca uygulanarak bununla ilgili de 2. bir kroki çizdirilmeli, bilirkişilere tahdit hattı ve 2. madde uygulaması ile ilgili irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; bu uygulamalar sonucu çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı taktirde, çekişmeli taşınmazın batısında Nilüfer Çayı ve doğusunda Orhaneli Karayolu bulunduğundan Medeni Yasaya ve 3402 Sayılı Yasanın 16/B fıkrasının 3. bendine göre yolların haritasında gösterilmekle yetinileceğinden ve aynı yasanın 16/C fıkrasına göre de genel suların tescil ve sınırlandırmaya tabi olamayacağından öncelikle, bu bölgeye ait kamulaştırma haritası getirtilerek uygulanmalı; bu haritada taşınmazın kime ait olduğu ve konumu saptanmalı, yolun güvenlik sınırına göre taşınmazın gerçek sınırı ve miktarı belirlenmeli; batısındaki Nilüfer Çayı nedeniyle jeoloji mühendisine taşınmazın kodu, çaya uzaklığı ve aktif çay yatağında kalıp kalmadığı incelettirilmeli, bilirkişilerden gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 20.06.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy