(3402 S. K. m. 31) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.03.2004 tarih 10886-1626 sayılı bozma kararında özetle: Çekişmeli Çatak Köyü 107 ada 15 parsel hakkında açılan davanın reddine karar verilmişse de bir örneği dosyada bulunan orman kadastro haritasındaki 391, 392, 393 orman sınır hattı ve 2/B çalışmalarında belirlenen 382/15, 16 ve 17 orman sınır hattı ile bilirkişi raporundaki aynı hat arasında uyum bulunmadığı, bu nedenle yeniden yapılacak keşifte arazi ve orman kadastro paftalarının ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine çakıştırıldıktan sonra sözü edilen orman sınır hattına göre taşınmazın konumunun belirlenmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2001 yılında 3402 Sayılı Yasaya göre kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
1) Orman Yönetiminin temyiz itirazları bakımından çekişmeli taşınmazın 1967 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları dışındaysa da eğimin % 60-70 olduğu, üzerinin kermen meşesi ve çalı kümeleri ile kaplı olduğu, toprak muhafaza karakteri taşıması nedeniyle sürekli bitki örtüsü altında tutulması gerektiğinin uzman bilirkişi raporlarıyla belirlendiği, bu yönüyle eylemli orman niteliğini taşımaktaysa da 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesi gereğince her zaman orman kadastrosu yapılarak tahdit içine alınma imkanı bulunduğu gibi, 178 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 13/d maddesi gereğince Orman Genel Müdürlüğünce talep edilmesi halinde Maliye Bakanlığınca orman olarak tahsisinin mümkün bulunmasına göre Orman Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; kadastro mahkemesinde hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin esaslar 3402 Sayılı Kadastro Yasanın 31. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede belirlenen esaslara göre takdir edilecek vekalet ücreti keşif yapılmışsa keşifte belirlenen değere göre ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin tayin ettiği maktu ücretin altında olamaz. Bu nedenle; mahkemece keşifte belirlenen 5 milyarlık değer üzerinden Hazine lehine 175 milyon TL vekalet ücreti hesaplanması doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulması ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Bu nedenle 03.03.2005 tarihli hüküm fıkrasının 5. bendinde yazılı 175.00.000.-TL yerine 440.000.000.-TL yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.'nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 29.09.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy