(3402 S. K. m. 4, 9)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16.02.2004 tarih 10114-410 sayılı bozma kararında özetle: Çekişmeli Günebakan Köyü 180 ada 77 parsel sayılı (6274 m2) taşınmaz hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de Uzman Bilirkişi Sabri Çiçek tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın memleket haritası üzerinde denetime olanak tanımayacak biçimde çarpı işareti ile gösterildiği, bu nedenle yeniden keşif yapılarak üç uzman orman bilirkişiden yöntemine uygun rapor alınması gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 12.10.2004 tarihli raporda A (1037 m2) ve C (395 m2) ile gösterilen taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına, B (4875 m2) ile gösterilen taşınmazın davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece verilen 22.05.2003 tarihli ilk kararda çekişmeli Günebakan Köyü 180 ada 77 parselin 13.05.2003 tarihli krokide A1 (2226 m2), A2 (1114 m2) ile gösterilen bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, B (2934 m2) bölümünün davalı adına tesciline karar verilmiş ve hüküm yalnızca Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş olmasına karşın temyize konu 27.01.2005 tarihli kararda A (1037 m2) ve C (395 m2) bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına; B (4875 m2) bölümünün davalı adına tesciline karar verilmiştir. Her ne kadar 1. karara dayanak gösterilen 13.05.2003 tarihli kroki dosyada bulunmadığından sözü edilen taşınmaz bölümlerinin nereler olduğu denetlenemiyorsa da hükme yansıyan duruma göre 27.01.2005 tarihli kararda orman olan taşınmaz bölümleri 13.05.2003 tarihli karara göre miktar bakımından azalmış davalı adına tescil edilen bölüm ise artmıştır. Oysa, 13.05.2003 tarihli kararı davalı gerçek kişi temyiz etmediğine göre artık A1 (2226 m2) ve A2 (1114 m2) bölümlerinin orman olma olgusu kesinleşmiş, yani bu konuda davacı Orman Yönetimi lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Mahkemece yönetim lehine gerçekleşen usuli kazanılmış hakka değer verilerek, 13.05.2003 tarihli kroki temin edilip dosyaya getirtildikten sonra A1 (2226 m2) ve A2 (1114 m2) bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.09.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy