(6831 S. K. m. 2/B) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 14.02.2002 tarih 2001/187-2002/1234 sayılı bozma kararında özetle: Tahdit haritası ile bilirkişilerin çizdikleri krokiler çelişkilidir. Yeniden uzman bilirkişiler ile tahdidin uygulanması, kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığında ise, yayla ve (zilyetlik) hususunda araştırma yapılması gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu 516 ada 368 parselin Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1951 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1996 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yerel mahkemece verilen ilk karar davacı Hazinenin temyizi üzerine, çekişmeli taşınmazın (A) harfli 22,12 m2'lik bölümüne yönelik olarak bozulmuştur. Davalı gerçek kişi çekişmeli taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline karar verilen (B) harfli 27.57 m2'lik bölümüne yönelik olarak yerel mahkemece verilen ilk kararı temyiz etmemiştir. (B) harfli bölümün orman olma olgusu kesinleşmiştir. Her ne kadar bozma ilamından sonra uzman bilirkişiler ile yapılan incelemeler neticesinde çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit dışında kaldığı saptanmış ise de, çekişmeli taşınmazın tamamının 49.69 m2 yüzölçümünde olduğu, bir bölümünün orman niteliğinde bulunduğu, kalan bölümünde ise yüzölçümü olarak zilyetliğin söz konusu olamayacağı anlaşıldığından davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın tamamının orman niteliği ile Hazine adına tescili yolunda hüküm kurulması gerekirken, nitelik belirtilmeden hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Bu nedenle hükümde 2. fıkradaki Dava konusu Adana İli, Pozantı İlçesi, Akçatekir Beldesi, Üçaklı Mahallesi 516 ada 368 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının iptali ile cümlesinden sonra orman niteliği ile cümlesi eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.'nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 15.09.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy