(3533 S. K. m. 4) (YHGK 13.10.1999 T. 1999/20-681 E. 1999/834 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, Kaş-Merkez Mahallesi 121 ada ve 1 parselin ifrazla 141 ada 1, 142 ada 1 ve 2, 143 ada 1, 144 ada 1 parsel olduğunu ve taşınmazların yörede 1986 yılında yapılan ve 19.08.1987 tarihinde kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, tapunun arsa niteliğinin orman niteliği olarak değiştirilmesi ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu parsellerin tapudaki vasıflarının iptali ve orman niteliği ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Dava, hakem sıfatı ile görülüp sonuçlandırılmıştır. 3533 Sayılı Mecburi Tahkim Yasasının 4. maddesinde katma bütçe ile idare edilen daireler, belediyeler, özel bütçe ile idare olunan ve sermayesinin tamamı devlet, belediye veya özel idarelere ait olan daire ve müesseselerden biriyle genel bütçeye dahil dairelerden biri arasında çıkan uyuşmazlıkların o yerdeki yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi tarafından çözümleneceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacı Orman Yönetimi ile davalı Hazine, anılan kanun kapsamındaki kurumlardan ise de, dava dilekçesinde ileri sürülen iddia gözönünde bulundurulduğunda, taraflar arasında mecburi tahkim yoluyla çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Şöyle ki; 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren ve bu davada uygulanması gereken 4916 Sayılı Yasanın 24. maddesi ile değiştirilen 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince ...taşınmazların aynına yönelik olan... uyuşmazlıkların hakemde görülemeyeceği hükümleri getirilmiş olduğu anlaşılmakla, bu davanın hakemde görülme olanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki; hakem mahkemesinin verdiği kararlar kesin ise de, hakemin görevi dışında yetki aşımı suretiyle verdiği kararlar temyiz edilebilir.
Ayrıca; Hukuk Genel Kurulunun 17.05.1985 gün, 8/905-461 ve 13.10.1999 gün, 20/681-834 sayılı kararları ile dairenin 12.05.1997 gün, 4414/5125 sayılı kararlarında kabul edildiği ve 5519 Sayılı Yasa hükümlerinden anlaşıldığı gibi, tapu kaydının iptali ve tescile karar verme yetkisinin genel mahkemelere ait olduğu ve görev konusunun kamu düzenine ait öncelikle incelenmesi gereken konu olduğu düşünülmeden görevsizlik kararı verilmesi yerine, işin esasına girilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 27.09.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy