(1086 S. K. m. 237) (3402 S. K. m. 34)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı gerçek kişi 21.04.2000 tarihinde, Duraliler Köyü 1370 sayılı parselin kadastroda ilkin kendi adına tesbit edildiği, Hazinenin açtığı dava sonunda bu parselin Hazine adına tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin 08.02.1994 gün ve 2000/381-161 sayılı kararının kesinleştiği, Kadastro Mahkemesi kararının kaldırılması için yargılamanın iadesini talep ettikleri, bu taleplerinin de Kadastro Mahkemesinin 14.09.1999 gün ve 1997/18-184 sayılı kararı ile reddedildiği, Kadastro Mahkemesinin her iki kararının da, çekişmeli parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğu esasına dayandığı, sonradan, çekişmeli parsele uyduğunu belirledikleri kendilerine ait T. Evvel 1306 Y. tarih ve 347 sıra numaralı tapu kaydını ele geçirdikleri, taşınmazın bu tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu nedenlerle Kadastro Mahkemesinin sözü edilen kararlarının kesin hüküm oluşturmayacağı, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının tedavül görmediği, taşınmazın 1942 tahdidi içinde kaldığı Kadastro Mahkemesi kararı ile sabit olduğu, bu nedenle tutunulan tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahdidin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli parselin Hazine adına tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen 08.02.1994 gün ve 1991/381-161 sayılı kararı ile T. evvel 1306 Y. tarih 347 sıra numaralı tapu kaydına tutunarak yaptığı yargılamanın iadesi talebinin reddine ilişkin aynı mahkemenin Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen 14.09.1999 gün ve 1997/18-184 sayılı kararı, davanın tarafları için Hukuk Yargılama Usul Yasasının 237. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 34. maddesi gereğince kesin hüküm oluşturduğu, belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre,
Sonuç: Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, 15.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy