(3402 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 259, 265)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ile dahili davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında Esençay Köyü 177 ada 63 parsel sayılı 16600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile 71 nolu orman parseline sınır olması nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, ormanla ilgisinin bulunmadığı, murislerinden intikalen zilyetliklerinde bulunan tarım alanı olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve dahili davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli parsele komşu bulunan Esençay Köyü 177 ada 71 parsel ve Aslanköy 20 parselin orman olduğu anlaşılmasına rağmen bilirkişi tarafından düzenlenen konum gösteriminde çevrede hiç ormana rastlanmamaktadır. Bu durum yeterli incelemenin yapılıp yapılmadığı hususunda duraksama yaratmaktadır.
Orman bilirkişi tarafından orijinal renkli memleket haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek her iki harita çekişmeli yerle birlikte komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilerek taşınmazın konumu belirlenmemiştir. Hava fotoğrafının örneği rapora eklenerek bu belge üzerinde de konumu gösterilmemiştir.
Kaldı ki; davacılar, kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle zilyedliğe dayanmaktadır. Zilyedlik maddi bir olgu olup, bunun tanık dahil her türlü delille kanıtlanması gerekir. Salt yerel bilirkişi anlatımı hükme dayanak alınamaz. Mahkemece, taraflardan tanıkları sorulup, H.Y.U.Y.'nın 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyedliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmelidir. Eksik inceleme, araştırma ve uygulamaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine, 18.10.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy