(3402 S. K. m. 11, 27)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılardan Cevdet Ural vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2001 tarih 2001/2489-3144 sayılı bozma kararında özetle: Asliye hukuk mahkemesinde davaya konu iken arazi kadastrosunun başlaması üzerine Danamandra Köyü 960 ve 6 parsel noları alan ve dava dosyaları kadastro mahkemesine aktarılan taşınmazlarla ilgili olarak 3402 sayılı Yasanın 27 ve 11. maddeleri gereğince ilanların yapılması, daha sonra işin esasına girilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın durdurulmasına ve gerekli ilanlar yapılmak üzere dosyanın kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacılardan Cevdet Ural vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
3402 sayılı Yasanın 11. maddesinde tespiti yapılarak tutanağı düzenlenen taşınmazlarla ilgili ilanların kadastro müdürünce yaptırılacağından söz edilmiştir. Buna karşılık 27. maddesi ise olayımızda söz konusu olduğu gibi genel mahkemelerde uyuşmazlık konusu iken tutanak düzenlenmesi üzerine kadastro mahkemesine aktarılan davalara konu olan taşınmazların ilanına ilişkindir. Bu maddede ilanların 11. maddede öngörülen biçimde fakat kadastro hakimi tarafından yapılacağı açıkça belirtilmektedir. Son fıkra hükmüne göre usul ve şekle ilişkin eksiklikler sebebiyle tutanakların kadastro müdürlüğüne iade edilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Yasanın bu açık hükümlerine rağmen mahkemenin davanın durdurulmasına ve gerekli ilanlar yapılmak üzere dosyanın kadastro müdürlüğüne gönderilmesine şeklindeki kararı doğru değildir. 27. maddenin amir hükmü gereği mahkemece 11. maddedeki usuller çerçevesindeki ilanların yaptırılarak işin esası hakkında bir hüküm kurulması gereklidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 01.11.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy