(4721 S. K. m. 713, 714) (1086 S. K. m. 237) (818 S. K. m. 133, 135) (HGK. 10.04.2002 T. 2002/8-161 E. 2002/301 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Seydili Köyü Boğcaağaç, mevkiinde bulunan toplam 2 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazlarla ilgili daha önce açılan tescil davasının reddine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararının bu dava için kesin hüküm ve niza sayılamayacağı belirtilerek; davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, genel arazi kadastrosu işlemi ise, 30.03.1978 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamında; davacı Yusuf Doğan'ın bu davadan önce aynı taşınmaz ile ilgili olarak tescil davası açtığı, mahkemece verilen 1992/554-1862 sayılı kararın temyiz incelemesi sonucu 20. Hukuk Dairesinin 01.06.2000 gün 2000/4578-5324 sayılı kararı ile; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosunun kesinleştiği tarihten dava gününe kadar 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin geçmediği gerekçesiyle bozulduğu, bu karar üzerine davacı tarafça davanın yenilenmemesi üzerine, mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve kararın 28.02.2003 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Bu durumda; belirtilen kararın temyize konu dava yönünden H.Y.U.Y.'nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm olarak kabul edilmesi olanaksızdır. Ancak, davacının açmış olduğu bu dava, esasa ilişkin bir kararla sonuçlanmamış olmasına karşın, dava konusu taşınmazın üzerindeki davacı zilyetliğini çekişmeli duruma getirmiş ve taşınmazdaki davacı zilyetlik süresinin kesilmesine neden olmuştur. O halde, taşınmazın Medeni Yasanın 713/1. maddesi hükmüne göre DAVASIZ olma koşulunu yitireceği ve bu durumun aynı yasanın 714. maddesi uyarınca davacıyı bağlayacağı, kararın kesinleşmesinden sonra da davacı açısından zamanaşımı süresinin yeniden başlayacağı kuşkusuzdur. Bilindiği üzere, Yasanın 714. maddesi Kazandırıcı zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında, kesilmesinde ve durmasında, Borçlar Yasasının zamanaşımına ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır. hükmünü içermektedir.
Bazı olayların, gerçekleştikleri ana kadar işleyen zamanaşımını etkisiz kılacağı, bu nedenle de yeni bir zamanaşımı süresinin başlayacağı, başka bir anlatımla, zamanaşımı süresinin kesileceği yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile de kabul edilmektedir.
Borçlar Yasasının 133/2. maddesine göre alacaklı borçluya karşı mahkemede veya hakem önünde dava açarak, ya da karşılık bir iddia ileri sürerek alacağını dermeyan ettiği taktirde zamanaşımının kesileceği, aynı yasanın 135. maddesinde ise zamanaşımının kesilmesi (kat edilmiş olması) halinde yeni bir müddetin işlemesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, somut olayda; daha önce işlemiş olan sürenin Hazinenin def'isi ile silinip, yeniden bir sürenin işlemeye başlayacağının kabulü zorunludur.
Belirtilen ilkeler H.G.K.'nun 10.04.2002 gün 2002/8-161-301 sayılı kararında da önemle vurgulanmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde davacının davasının 28.02.2003 tarihi dikkate alındığında 20 yıllık olağanüstü zamanaşımı zilyetlik süresinin dolmamış olduğu gözetilerek tümden reddedilmesi gerekirken, kısmen kabul edilmemiş olması usul ve yasalara aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.11.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy