(6831 S. K. m. 2/B, 11/4, 17/2)
Dava: Taraflar arasındaki arazi ve orman kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve katılan gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.2.2003 gün ve 2002/9189-569 sayılı bozma kararında özetle; 1984 yılında ilk kez 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan işlemde dava konusu parsellerin tamamının orman sınırı içine alındığı, 2/B madde uygulamasına tabi tutulmadığı, orman kadastrosuna itiraz davasının devamı sırasında ilk işlemden 7 yıl sonra 1991 yılında yapılan çalışmada 31.12.1981 tarihinden önce nitelik kaybı nedeniyle 68 ve 128 numaralı parsellerin orman rejimi dışına çıkartıldığı, bilirkişiler de içeriği ve sonuç bölümü çelişkili olan raporlarında 68 numaralı parselin tamamı ile 128 numaralı parselin (A) işaretli 13584 m2'lik bölümü hakkında yapılan 2/B madde uygulamasının doğru olduğunu açıkladıkları, 1984 yılında yapılan değerlendirmede orman olduğu belirlenen, üstelik hakkında dava bulunan bir yerin 1991 yılında 31.12.1981 tarihinden önce nitelik kaybetmesinin hayatın olağan akışına uygun olmayacağı bir yana, 15.12.1999 tarihinde yapılan keşifte bilgisine başvurulan Jeolog Mühendisi Ali Ekber K. tarafından verilen 21.12.1999 tarihli raporda 68, 127, 128 numaralı parsellerin eğimleri yüksek yamaçlar üzerinde yer aldığını, parsellerin büyük bölümlerine yakın zamanda tarım yapılmadığı, parsellerin içinde yörenin bitki örtüsüne uygun çam ağaçlarının seyrek de olsa görüldüğünü açıkladığı, yine aynı keşifte inceleme yapılıp, 02.03.2000 günlü raporu veren Orman Yüksek Mühendisi Baykan A.'nın ...68 parsel üzerinde 80-100 yaşlarda 5 adet çam ağacı 127 numaralı parselin çok sayıda dağınık sahaya yayılan 80-100 yaşlarında çam ağaçları ile kaplı arazi meylinin % 45-60 arasında, uzun süredir ekilip biçilmediğini, yamaç meyli fazla olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşıdığını ve şiddetli erozyon tehlikesine maruz olduğunu, 128 numaralı parselin de 127 numaralı parselle aynı karakteri taşıdığını, üzerinde orman ağacı bulunmamasına rağmen, etrafının orman karakteri taşıyan arazilerle çevrili olduğunu, uzun süredir ekilip biçilmediğini, % 30-60 olan yüksek yamaç meyli nedeniyle erozyona maruz kaldığını ve ana kayanın yüzeye çıktığını açıkladığı, 08.10.2000 tarihinde yapılan keşifte bilgisine başvurulan uzman bilirkişi kurulunun 15.11.2000 tarihli raporlarında Her üç parselin memleket haritasında yeşil renkte doğal bitki örtüsü üzerinde ibreli ağaç bulunan yer olduğunu belirttikten sonra 68 numaralı parsel ile 128 numaralı parselin (A) işaretli 13.584 m2'lik bölümü hakkında 1991 yılında yapılan 2/B madde uygulamasının yasaya uygun 128 numaralı parselin (B) işaretli 9266 m2'lik bölümü üzerinde yapılan 2/B madde uygulamasının ise, yasaya uygun olmadığını açıkladıkları, bilirkişilerin taşınmazlarda saptadıkları bulgular göz önünde bulundurulduğunda 68 ve 128/A parsellerinin 31.12.1981 tarihinden önce orman niteliğini kaybetmediği, raporların sonuç bölümünde açıklanan görüşün dayanaksız bulunduğunun anlaşıldığı, kaldı ki; dosyadaki haritaya göre 128 numaralı parselin tüm çevresinin sınırlaması kesinleşen Kavaklı Dağ ve Soğuksu II. Devlet Ormanı ile çevrili olup, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman sayılan yer olduğu, 68 numaralı parselin ise, kuzey-güney sınırları kesinleşen Soğuksu I ve II Devlet ormanlarıyla çevrili olduğu, açıklanan bu olgular göz önünde bulundurularak mahkemece; Ovacık Köyü 68, 127 ve 128 numaralı parsellerin 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu sınırları içine alınması işlemi yasa ve yönetmeliklere uygun olduğundan davacı ve katılan davacı gerçek kişilerin orman kadastrosuna itiraz davalarının reddine, dava konusu 68, 127 ve 128 numaralı parsellerin içinde bulunduğu Soğuksu Devlet Ormanı ile birlikte 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi gereğince tapuya tesciline, 127 ve 128 numaralı parseller 1984 yılında davacı gerçek kişiler adına tapuya tescil edilmiş olduğu, orman kadastrosuna itiraz davasına bakan kadastro mahkemelerinin bu tapuları iptal etme görevi bulunmadığı gibi, aslında sözü edilen tapu kayıtlarının iptali konusunda da Orman Yönetimi ve Hazinenin halen bir davası olmadığından Orman Yönetiminin asliye hukuk mahkemesinde açacağı dava ile 127 ve 128 numaralı parsellerin tapu kayıtlarını iptal ettirmesine karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davacı ve katılan gerçek kişilerin orman kadastrosuna itiraz davalarının REDDİNE, dava konusu Ovacık köyü 68, 127 ve 128 sayılı parsellerin içinde bulundukları Soğuksu devlet ormanı ile birlikte 6831 Sayılı Yasanın 11/4 maddesi gereğince orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, çekişmeli 127 ve 128 sayılı parsellerin 1984 yılında gerçek kişiler adına tescil edildiği, orman kadastrosuna itiraz davalarına bakan Kadastro Mahkemesinin bu tapuları iptal görevi bulunmadığından, bu yönde Hazinenin ve Orman Yönetiminin bir davası da bulunmadığından, Ovacık köyü 127 ve 128 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptal ettirilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve katılan gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, 68 parsel yönünden arazi ve orman kadastro tespitine, 127 ve 128 parseller yönünden orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Ovacık Köyünde 1941 yılında orman kadastrosu yapılıp kesinleşmiş; ancak, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer idari sınırlardaki değişiklikle, Ovacık Köyüne sonradan bağlandığından, bu yerde 4785 Sayılı Yasa göz önünde bulundurularak, ilk orman kadastrosu 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1984 yılında yapılmış, sonuçları 11.12.1985 tarihinde ilan edilmiş ve itirazsız yerlerde 12.12.1986 tarihinde kesinleşmiş, daha sonra 1991 yılında aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılmış, sonuçları 22.04.1992 tarihinde ilan edilmiş, 11.12.1985 tarihinde ilana çıkartılan ilk orman kadastrosu işlemi hakkında kişiler tarafından dava açıldığından, bu son işlemler mevcut dava nedeniyle çekişmeli parseller yönünden kesinleşmemiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, bozma kararında çekişmeli Ovacık Köyü 127 ve 128 sayılı parsellerin tapu kaydının iptali için Orman Yönetimi ve Hazine tarafından her zaman dava açma olanağı bulunduğu, yönetimlere bu haklarını kullanması için olanak verilmesi gerektiğine değinildiği halde, genel mahkemelerin bağımsız karar verme yeteneğini engeller nitelikte, hükmün 3. bendinde, Dava konusu Ovacık köyü 127 ve 128 sayılı parsellerin 1984 yılında davacı gerçek kişiler adına tapuya tescil edilmiş olduğu, orman Kadastrosuna itiraz davasına bakan Kadastro Mahkemesinin bu tapulara iptal etme görevi bulunmadığından bu yönde Orman Yönetimi ve Hazinenin de halen bir davası olmadığından Orman Yönetiminin Asliye Hukuk Mahkemesinde açacağı dava ile 127 ve 128 sayılı parsellerin tapu kayıtlarını iptal ettirmesine denmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Bu sebeple, hüküm fıkrasının 3. bendinin tamamen kaldırılarak bunun yerine, 3. bent olarak Orman Yönetimi ve Hazinenin çekişmeli 127 ve 128 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının iptali için açılmış davaları bulunmayıp, genel mahkemelerde bu davayı açma olanakları bulunduğundan, tapu kayıtlarının iptali hususunda karar vermeye yer olmadığına cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.'nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine, 15.12.2005 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy