(2577 S. K. m. 2) (4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasındaki tespit ve elatmanın önlenmesi davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı gerçek kişi, Tuzla İlçesi, Tepeören Köyü 3 pafta 657 parselin kuzeyinde kalan ve paftasında kadastro harici fundalık olarak görünen arazinin kendisine ait olduğu, üzerindeki binanın kendisi tarafından yapıldığı, bu yerin ormanla bir ilgisi bulunmadığı halde binanın yıktırılacağı yolunda Akfırat Belediyesinden tebligat yapıldığı, yıkımın ise, Orhanlı Belediyesince gerçekleştirileceğini ileri sürerek her iki belediye ve Orman Yönetimine husumet yöneltmek suretiyle taşınmaza elatmanın önlenmesini ve orman sayılan yer olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı Orhanlı ve Akfırat Belediyesi vekilleri görev itirazında bulunmuştur. Davanın özü itibariyle yıkım işleminin durdurulmasına yönelik olduğu, çekişmeli yerin kaçak yapı niteliğinde olup plansız alanda bulunduğu, ayrıca; Ömerli Barajı Koruma Havzası ve Değirmen Deresi Mutlak Koruma Alanı içinde kaldığı, yapılaşma izni verilemeyeceği, bu nedenle davaya idari yargıda bakılması gerektiği ileri sürülmüştür.
Mahkemece, belediyenin yıkım için tebligat yaptığı, bunun herhangi bir karara dayanmadığı, ancak haksız eylem niteliğinde de olmadığı, idarenin haksız eylem niteliğindeki işlemlerinden doğan uyuşmazlıklara adli yargıda, bunun dışında kalan uyuşmazlıklara idari yargıda bakılması gerektiği gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, davacının idari yargıda dava açmakta muhtariyetine karar verilmiştir. Karar davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve dava Orman Yönetimi yönünden taşınmazın orman kadastro sınırları içinde olmadığının tespiti ile ilgili, davalı belediyeler yönünden ise, elatmanın önlenmesi konusunda olduğu, Orman Yönetiminin bir elatması bulunduğu yönünde iddia bulunmadığı, bu hali ile davanın Orman Yönetimi yönünden tespit davası niteliğinde olduğu, eda davası açılabilecek hallerde tespit davasının açılamayacağı hususu usul hükümlerinden olduğundan, Orman Yönetimine yönelik davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği, davalı belediyelerin idari yönden yıkım kararı aldığı, bu nedenle mahkemenin idari yargı yerinin görevli olduğu konusunda verdiği kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla,
Sonuç: Kararın düzeltilerek onanması uygun görüldüğünden, kararın hüküm bölümüne eda davası açılacak hallerde tespit davası açılamayacağından Orman Yönetimi aleyhindeki davanın bu nedenle reddine cümlesi yazılarak düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.'nın 438/7. maddesi gereğince bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 25.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy