(6831 S. K. m. 11)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı A. G. ve E. U. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Gökçeören Köyünde öncesi bütün iken parselasyon sonucu 6 parçaya bölünen taşınmazın bir parçasına Aralık 1991 tarih 4 ve 5 nolu tapu kaydı ile malik olduklarını, taşınmazın yörede 22.03.2002 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında, 2/B sahasında bırakıldığını, işlemin iptali ile taşınmazın tamamının orman sınırı dışına alınmasını istemiştir. Katılan Selahattin Kaynar da Temmuz 1965 tarih 22 nolu tapuya dayanarak aynı talepte bulunmuş, mahkemece davanın reddine, katılanın davasının görev yönünden reddine ve kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı A. G. ve E. U. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacıların dava konusu ettiği taşınmazın 1944 yılında Öküzini Devlet Ormanı sınırları içindeyken, 2002 yılında P.LXXXV poligon numarası verilerek Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 6831 Sayılı Yasanın 1/l. maddesi gereğince sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinlikler ile özel kanunu gereğince Devlet Ormanlarından tefrik edilmiş ve imar, ıslah, temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinliklerin orman sayılmayacağı hükme bağlanmış ise de, davacıların tutunduğu Ocak 1955 tarih 12 numaralı tapu kaydının 3573 Sayılı Yasaya göre oluşturulan zeytincilik tapusu olmayıp, 5618 Sayılı Kanun gereği tevzi yoluyla oluştuğu, 5618 Sayılı Yasa ile değişik 4753 Sayılı Toprak Tevzi Kanununda ormanların dağıtılacağına dair bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle taşınmazın orman sınırı içine alındığı, 1944 yılından sonra oluşan tapu kaydına değer verilemeyeceği göz özünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 13.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy