(6831 S. K. m. 2) (3402 S. K. m. 4) (2709 S. K. m. 169, 170)
Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay incelemesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Karar: Kadastro sırasında Karaköy köyü 134 ada 1053 ve 1054 parsel sayılı sırasıyla 16.179,59 m2- 33.036,45 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar senetsiz ve belgesizden 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesine göre orman sınırları dışına çıkarılan sahada kalması nedeniyle Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı Orman Yönetimi çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine dairemizce bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.03.2006 gün 2006/1307-3743 sayılı bozma ilamında hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda 1993 tarihli memleket haritasının uygulandığı, 31.12.1981 tarihinden önceki ve bu tarihe yarın memleket haritalarının incelenmediği, 1993 tarihli memleket haritasında açık alan olarak gözüken yerlerin 1981-1993 tarihleri arasında orman niteliğini kaybetmiş olabileceği, bu yerlerin de 2/B madde uygulamasına konu olmayacağı, bu sebeple hükme dayanak yapılan raporu düzenleyen orman bilirkişisinin temyize konu yerlerin 6831 sayılı yasanın 2/B madde koşullarını taşıyıp taşımadığını yöntemine uygun olarak raporunda tartışması, taşınmazın hangi maddi ve bilimsel olgular sonucu nitelik kaybettiğini, kendi haline bırakıldığında tekrar orman haline dönüşüp dönüşmeyeceğini, ülke ekonomisi açısından orman olarak mı, tarım alanı olarak mı bırakılması halinde yararlı olacağını raporda ayrıntılı olarak açıklanması, raporun sonucuna göre karar verilmesigereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uygun olarak davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptal edilerek orman bilirkişisinin 22.11.2005 tarihli ek no: 1 numaralı krokisinde 01 ve 02 ile işaretlenen bölümlerinin orman niteliği ile, T1 ve T2 ile işaretlenen kesimlerini tarla niteliği ile hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm hazine ve orman yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1945 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşin orman kadastrosu, daha sonra 3402 sayılı yasaya göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlar ile komşularının etrafı tahdit haritasına ve memleket haritasına göre orman ile çevrili olup taşınmazlar orman bütünlüğü içinde bulunmaktadırlar. Her ne kadar davalı yerlere komşu olan parseller kişiler adlarına tespit ve tescil edilmişler ise de hazine; bu parseller hakkında her zaman orman iddiası ile dava açabilecektir. 6831 sayılı yasanın değişik 2/B maddesi ile (bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerin orman rejimi dışına çıkartılacağı) hükmü bulunmakta olup, bundan doğal ve gerçek anlamda nitelik kaybının anlaşılması gerekir. Her isteyenin ormanlardan doğal olarak deliceleri aşılaması, bina yada eklentilerinin inşa etmesi, erozyona sebep olacak biçimde araziyi teraslaması yada orman bitkilerini kökleyip tarım yapmaya teşebbüs etmesi veya 6831 sayılı yasanın 17/2. maddesi gereğince hiç bir zaman kişiler adına tapuya tescil edilemeyecek ve özel mülk olamayacak orman için açıklığı niteliğinde olan yerlerin yasa maddesinde anlatılan bilim ve fen bakımından nitelik kaybı olmayıp, zorla ve ormanın tahribi sonucu niteliğinin kaybettirilmesidir. Bu yöntem, toprak erozyonu ormanların ortadan kalkması, doğanın ve çevrenin bozulup yok olması sonuçlarını doğurur. Yasada tanımlanan (
bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kayıp etme
) kavramında bu tür olaylar amaçlanmamıştır. 6831 sayılı yasanın 2/B maddesinin başka türlü yorumu, ormanların bilinçli şekilde niteliğinin kaybettirilmesine, tahribine ve yok edilmesine izin verdiği sonucuna ulaştırır ki, bu durum ana yasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı olur suç teşkil edecek eylemlerle ve zorlama yolu ile ormanların niteliğinin kaybettirilmesi yasalarla korunamaz. Hal böyle iken, orman bütünlüğü içinde bulunduklarından ve üzerlerinden insan ellinin çekilmesi, olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşebileceklerinden çekişmeli taşınmazların orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksı düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: 1- Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı hazinenin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı orman yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21.06.2007 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy