(6831 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Halide vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Çekişmeli Bahçeköy Köyü 347 parsel sayılı taşınmaz 22.06.1955 tarih 26 sırada kayıtlı tapu kaydına dayanılan 5346,29 m2 yüzölçümü ile 1997 yılında Halide adına tespit edilmiş olup halen tapuda aynı şekilde kayıtlıdır. Davacı Hazine taşınmazların 2/B madde uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 347 numaralı parselin tapu kaydının iptali ile hazine adına tapuya tesciline karar vermiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerden 1938 yılında 3116 Sayılı Yasa'ya göre yapılan ve kesinleşen orman tahdidi ile 14.09.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması vardır.
Sarıyer, Bahçeköy, Alay mevkiinde yer alan 5346,29 m2 yüzölçümünde, tarla niteliğindeki 347 parsel sayılı tanışmaz 22.06.1955 tarih ve 26 numaralı tapu kaydına göre, 1958 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tapulama harici bakıldığı ancak 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında ormanla ilsinin bulunmadığını, tapu kaydı ile Osman'ın zilyet ve tasarrufunda iken Halide'ye satıldığı bildirilerek 27.11.1997 tarihinde Halide adına tespit edildiği gözlenmiştir. Keşifte bilgisine başvurulan uzman Orman Bilirkişiler Kurulu raporlarında; dava konusu 347 parselin, 3116 Sayılı Yasa'ya göre 1938 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bırakıldığını, Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.03.1975 tarih, 1958/218-91 sayılı karan ile bu tahdidin iptal edildiğini, 1976 yılında yapılan aplikasyon ve 2.madde uygulamasında Asliye Hukuk Mahkemesi'nin sözü edilen kararının uygulanarak 2 no'lu orman için parsel olarak tahdit sınırları dışında bırakıldığını, eğiminin %3-5, olduğu ve orman alanları ile çevrili bulunduğunu belirtmişlerdir.
Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğü'nün 12.12.2006 günlü yazısında; Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1958/213 E., 1975/91 K. Sayılı dava dosyasının arşivde bütün aramalara rağmen bulunamadığı belirtilerek, karar kartonundan temin edilen ve kesinleşme şerhi bulunmayan karar dosyaya gönderilmiştir.
Kesinleşme şerhi bulunmayan, Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.03.1975 tarih, 1958/218-91 sayılı kararında, davacının Osman davalının Orman Yönetimi, davanın orman tahdidinin iptali ve elatmanın önlenmesi olduğu, mahkemece Sarıyer tapusunda kayıtlı cilt 32, sahife 96, sıra 26 sayılı Bahçeköy, Burunsuz yolunda bulunan tarlanın tümü ile ilgili orman tahdidinin iptaline ve davalının elatmasının önlenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 07.03.1975 tarih, 1958/218-91 sayılı dosyanın bulunamadığı, bu nedenle kararın dayanağı bir kroki ya da haritanın olmadığı, karar kartonundan edinilen ve kesinleşip kesinleşmediği belli olmayan kararın infaz olanağının da bulunmadığı gibi, esasen dava konusu taşınmazın konumu, mahkeme kararındaki tanıma da uymamaktadır. Mahkeme kararı sınırları gerçek kişiyi de gösteren bir taşınmaza aittir. Oysa, taşınmazın tüm çevresi devlet ormanı ile çevrilidir. Orman Kadastro Komisyonu'nca, çok büyük yüzölçümlü orman içerisindeki bir nokta halinde olan dava konusu yere ilişkin, önceki mahkeme kararını kabul ederek, taşınmazın tahdit dışında bırakılması doğru değildir. Kaldı ki; dava konusu taşınmazın dört tarafı orman ile çevrili, 6831 Sayılı Yasa'nın 17/1-2 maddesi gereğince orman içi açıklığı konumundadır. Açıklanan nedenlerle 3116 Sayılı Yasa'ya göre, 1938 yılında orman tahdit sınırlan içinde bulunan taşınmaza ilişkin Hazinenin davasının kabulü ile tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken niteliği belirtilmeden hazine adına tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hüküm fıkrasının 1. bendin de ve taşınmazın davacı maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline cümlesinin kaldırılarak bunun yerine taşınmazın orman vasfı ile davacı hazine adına tapuya kayıt ve tesciline cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve HYUY.'nin 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17.11.2008 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy