(4721 S. K. m. 713) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 05.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi Davacı Y. D. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.12.2008 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşma istemli temyiz eden davacı Y. D. vekili Avukat M.A. geldi, dahili davacı A. D., karşı taraftan Hazine vekili Avukat D. G. geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Ç. Mahallesi Kızıldut Mevkiindeki adına tapuda kayıtlı olan 1149 parsel sayılı taşınmazın bitişiğindeki tespit harici taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu ileri sürerek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 02.02.2005 tarihli krokide (A) ile gösterilen taşınmazın Bozyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/316-285 sayılı veraset ilamındaki payları oranında Y. D. ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Y. D. vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Dava konusu yerde dava tarihinden önce 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 03.03.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1971 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Bu çalışmada çekişmeli yerin dere yatağı olduğu paftasına yazılarak tapulama dışı bırakılmıştır.
Her ne kadar mahkemece zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle 02.02.2005 tarihli krokide (A) ile gösterilen taşınmazın Bozyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/316-285 sayılı veraset ilamındaki payları oranında Y. D. ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş ise de delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; kadastro paftasında çekişmeli taşınmazın dere olarak gösterilen alanda yer aldığı, memleket haritasında da dere yatağının orta bölümünde adacık olarak göründüğü, çekişmeli taşınmaza komşu 308 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki kadastro tespitine itiraz davasına ilişkin Anamur Kadastro Mahkemesinin 1978/48 esas sayılı (bozmadan sonra 1986/62) dava dosyasındaki 11.02.1990 tarihli krokide çekişmeli taşınmazın yer aldığı taşınmazın kısmen dere içinde adacık, kısmen de derenin devamı olarak gösterildiği, keşifte yeminli dinlenen tanıkların, çekişmeli taşınmazın Çubuk Deresinin taşkın alanında yer aldığını ve kadastro sırasında derenin devamı niteliğinde olduğu nedeniyle tespit harici bırakıldığını, bu derenin 5-10 yılda bir deredeki suyun fazla olduğu zamanlarda taşarak dava konusu yerin bu taşkınlar ile su altında bıraktığını belirttiklerine göre, açıklanan ve saptanan bu somut bulgulara göre, taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğu anlaşılmış olup, mahkemece bu nitelikteki taşınmazın özel mülk olarak tesciline karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmayıp, hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre gerçek kişilerin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre gerçek kişilerin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00. YTL. vekalet ücretinin davacı Y.D.'den alınarak, davalı Hazine'ye verilmesine 30.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy