(5490 S. K. m. 35) (1086 S. K. m. 25, 26)
Dava: Taraflar arasındaki baba adının düzeltilmesine ilişkin davada Ankara 11. Aile ile 3. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Dava, Cumhuriyet Başsavcılığınca davaname ile açılan baba adının düzeltilmesi işlemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, küçük Melisa'nın evlilik birliği içinde doğmasına rağmen baba adının Mesut Orhun olması gerekirken Suval yazılı olduğunun iddia edildiği, İrina Orhun ile Mesut Orhun'un Ankara 6. Aile Mahkemesinin 17.05.2004 tarihli kararı ile boşandıkları, çocuk olmadığından velayetin düzenlenmediği, küçük Melisa'nın 27.07.2005 tarihinde doğduğu belirtilip baba adı Suvat olarak yazılı olduğu ve Yozgat Aydıncık nüfusuna kayıtlı bulunduğu, ancak Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.04.2006 tarihli karar ile Melisa'nın doğum tarihinin gerçekte 27.03.2004 tarihi olduğuna karar verildiği, bu hali ile çocuğun evlilik devam ederken doğduğu, küçük Melisa'ya kayyım tayin edilip kayyımın da soy bağının düzeltilmesi davası açtığı, bu dosyaların birleştirilmediği, en son 11. Aile Mahkemesince babalık davasının ehle tutulup, baba adının düzeltilmesi talebinin tefrik edilerek görevsizlik kararı verildiği, aslında her iki davanın iç içe olup, babalık davasının sonucu diğerini de etkileyip çözücü niteliktedir.
Eldeki dava, nüfus kayıt düzeltilmesine ilişkin olduğuna göre. 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 35. vd. maddeleri uyarınca bu aşamada davanın genel hükümlerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.'nın 25. ve 26. maddeleri gereğince Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine, 08.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ NEDENİYLE YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C
ANKARA
11. AİLE MAHKEMESİ
Esas No: 2007-831
Karar No: 2007/1201
Karar Tarihi: 24.12.2007
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın esas defterine kaydını müteakip yapılan açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 20.11.2006 tarihli davanamesinde, evlilik birliği içinde doğan küçük Melisa
'nın nüfustaki Suvat olan baba adının Mesut olarak düzeltilmesini istemiştir.
Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/463 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, davanın babalığın tespiti davası olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli Ankara nöbetçi aile mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir (22.01.2007 tarih 2006/463-2007/5).
Ankara 4. Aile Mahkemesince Asliye Hukuk mahkemesinin görevsizlik kararı gereğince gelen dosyanın yapılan yargılama sonucunda; mahkememizin 2005/27 esas sayılı dosyasında görülen babalık davası ile birleştirilmesine karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir. (26.06.2007 tarih 289-660)
Mahkememizin 2005/27 esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise; küçük Melisa kayyımı Serpil
vekili tarafından davalı Suvat
aleyhine küçüğün annesi İrina
ile Mesut
adlı kişinin evliliği sırasında davalı Suvat
ile olan ilişkisinden doğduğundan bahisle soybağının düzeltilmesi ve babalığa hükmedilmesi talebi ile davanın açıldığı, dosyaya sunulan Ankara 6. Aile Mahkemesinin 17.05.2004 tarih 2003/365-2004/777 sayılı karar ve nüfus kayıtlarının incelenmesinde İrina
ile Mesut
'un 22.07.2002 tarihinde evlendiği,
17.05.2004 tarihinde boşanmalarına karar verildiği ve kararın 14.09.2004 tarihinde kesinleştiği, yine dosyaya sunulan Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliğinin 15.07.2005 tarihli raporunda İrina
'nın 27.03.2004 tarihinde bir kız çocuğu doğurduğunun bildirildiği, fakat küçük Melisa'nın nüfusa 27.07.2005 tarihinde doğmuş gibi tescil ettirildiği, bilahare Ankara 23. Asliye Hukuk mahkemesinin 14.04.2006 tarih 97-58 sayılı kararı ile küçüğün doğum tarihinin 27.03.2004 olarak düzeltilmesine karar verildiği, ancak baba adının yine Suvat olarak yazıldığı, özetle aslında evlilik birliği içinde doğan küçük Melisa'nın annesinin İrina
, babasının Mesut
. olması gerekirken baba adı olarak Suvat yazıldığı görülmüştür.
TMK nun 285. maddesi gereğince evlilik devam ederken doğan çocuğun babası kocadır, dolayısıyla küçük Melisa nüfusa kaydedilirken baba adı olarak koca Mesut'un adı yerine Suvat yazılmıştır. Mahkememizde davalı Suvat'ın küçüğün babası olduğunun tespiti için dava açılmıştır Küçük evlilik içinde doğduğuna göre babası nüfus kaydındaki annesinin eşidir ve dolayısıyla kocaya karşı soybağı ile bağlıdır. Bu bağ geçersiz kılınmadıkça küçük üçüncü bir kişi tarafından tanınamayacağı gibi üçüncü bir kişi aleyhine babalık davası açılamayacaktır.
Evvel emirde küçüğün baba adı düzeltilip nüfus kayıtlarına göre gerçek hale getirilip küçüğün soybağı usulüne uygun bir biçimde geçersiz kılınmadan babalık davası açılması da mümkün bulunmadığından mahkememizce küçüğün baba adının düzeltilmesi için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulduğu ve ihbar neticesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yukarıda açıklanan şekilde nüfus kaydının düzeltilmesi için dava açıldığı ve mahkemelerce yine yukarıda anılan biçimde kararlar verildiği görülmüştür.
Dolayısıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2006 tarih 12 sayılı davanamesi ile açtığı dava esasen soybağı ile ilişkili bir dava olmayıp irs ve nesebi ilgilendiren küçüğün baba adının düzeltilmesi davasıdır. Nüfus kayıt düzeltmelerine ilişkin davalar TMK. nun 2. kitabı kapsamından olup davalardan olmadığı gibi bu davaların aile mahkemelerinde görüleceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından ve ayrıca Nüfus Hizmetleri Kanununun 36/1-a maddesi hükmü gereğince nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları asliye hukuk mahkemelerinde görüleceğinden mahkememizde görülen babalık davası ile birleştirilen küçük Melisa'nın baba adının düzeltilmesine ilişkin dava tefrik edilerek mahkememiz esas defterinin 2007/831 sırasına kaydedilmiş ve hemen yukarıda açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. Ne var ki daha önce Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2007 tarih 2006/463-2007/5 sayılı kararı ile görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının çözülmesi ve görevli mahkemenin belirlenmesi bakımından dosyanın Yargıtay 20. Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Mahkememizin görevsizliğine,
Dosyanın görevli mahkemenin tayini için karar kesinleştiğinde Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
Dair, davalı Suvat vekilinin yüzüne karşı Cumhuriyet Savcısının huzuru ile MUMK nun 432. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde temyiz için Yargıtay'a başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Full & Egal Universal Law Academy