(6831 S. K. m. 1, 7) (6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik m. 10, 23, 26)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı Orman Yönetimi, 21.09.2005 tarihli dilekçesiyle Hilmiye Köyü 119 ada 385 parsel s. 5345,55 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1979 yılında yapılan ve 1980 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığını ve işlemin kesinleştiğini belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili, davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Hazine taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisindeki devlet ormanı olduğu gibi eski günlü haritalarda orman olarak nitelendiği, tapu kaydını iptali ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Orman Yönetiminin iddiasına göre kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde kalan taşınmazın katılan Hazine yönünden öncesi özel mülkiyete konu olmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olması sebebiyle tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1979 yılında 1744 S. Kanun ile değişik 6831 Sayılı Kanunun 7 ve devamı maddelerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmış, 2000 yılında yapılan ve 11.01.2001 gününde kesinleşen arazi kadastrosunda ise davalı adına özel mülk olarak tespit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
Hükme dayanak yapılan raporda çekişmeli parselin kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı eski günlü memleket haritasında orman olarak nitelendirilmediği bildirilmiş, sair taraftan aynı raporla dava konusu parselin % 20 eğimli üzerinde kestane kökleri ve ağaçları ile yaban elması kaplı eylemli orman alanı olduğu açıklanmıştır. 02.12.2003 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 S. Kanunun 3. maddesi ile değişik 6831 S. Kanunun 7. Madde 1. fıkrası Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir sebeple orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ilişkin ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içerisinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2'nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tesbit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır. hükmü getirilmiş ve bu hükümle daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir sebeple orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini vermiş ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 S. Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik'in 10. maddesinin (a) bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde Her hangi bir sebeple orman sınırları dışında kalmış ormanların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
O halde, yüksek eğimli kestane ağaçları ve yaban elması ağaçları ile kaplı çekişmeli parselin 6831 S. Kanunun 1. Maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerlerden olması sebebiyle bu tür yerlerin 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23 ve 26. maddeleri hükümlerine göre orman sınırı içine alınması gerektiği, bu tür yerler herhangi bir sebeple orman sınırları dışında bırakılmış olsa da taşınmazın orman olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı, özel mülkiyete konu olamayacağından, 4999 S. Kanun ile değişik 6831 S. Kanunun 7/1 maddesi gereğince herhangi bir sebeple sınırlama dışında kalmış orman olması sebebiyle her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek, Orman Yönetiminin ve Hazinenin davasının kabulüyle, çekişmeli parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, Orman Yönetimi ile Hazine arasında kesin hüküm oluşturacak ve Orman Kadastro Komisyonlarına 4999 S. Kanun ile verilen orman kadastrosu yapma görev ve yetkisini ortadan kaldıracak şekilde davanın reddi yolunda karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 04.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy