(4721 S. K. m. 713)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı M. B., 07.07.2008 günlü dilekçeyle, Yüreğir İlçesi Boynuyoğun Köyü Badras mevkii 170 s. parselin içindeki40740 m2 yüzölçümündeki bölümü 1985 yılında imar ihya ederek tarım alanı haline getirip, nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyet ettiğini, adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece Boynuyoğun köyü 170 s. parselin dava dışı 3. kişiler adına tapuda kayıtlı olduğunu, tapula taşınmazın tapuya tescili için Hazine aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit gününden önce orman kadastrosu yapılmamış, genel arazi kadastrosu 1963 yılında yapılmış, 170 parsel s. 40740 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Nisan 1950 gün 51 ve Şubat 1942 gün 10 sıra numaralı tapu kayıtlarıyla, Z. ve H. B. adına 27.07.1962 gününde tespit edilmiş, 19.10.1966-18.11.1966 tarihinde ilan edilmiş, tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş, 19.11.1966 tarihinde tapuya kayıt edilmiş, Ziya payı mirasçıları R. B. ve arkadaşları adına kayıt edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davanın gerçek kişiler adına kayıtlı Boynuyoğun köyü 170 s. parsel için açılmadığı, bu parselin ortasında yer alan ve parsel dışında bulunan, tapulamada çalılık olarak tapulama dışı bırakılan bölümün imar ihya ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle tapuya tescili istemiyle dava açıldığı, bu tür yerler için açılan davaların Hazine ve ilgili tüzel kişilik aleyhine açılabileceği, davalı sıfatının tam olduğu gözetilerek, davacının sav ve delilleri ile davalı tarafın savunma ve delillerinin sorulup toplanarak, oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken, davanın husumetten reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine 04.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy