(3402 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında İçpınar Köyü 347 ada 6 parsel s. 3140.41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle davalılar adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine davalıların zilyetliğinin 20 senelik kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ulaşmadığı ve ekonomik amacına uygun olmadığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddi ile çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, bu karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla toprak kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Taşınmaz başında dinlenen tarım uzmanı bilirkişi çekişmeli yerin içinde yer yer küçük çalılıklar ve dere kenarında söğütler bulunduğunu bildirmiş, tarım alanı olduğundan söz etmemiştir.
Yöreyi bilen ve taraflarla hasımlığı- hısımlığı bulunmayan 1934 doğumlu yerel bilirkişi bu yerin eskiden köylülerce hayvan otlatılan yer olduğunu, ancak terör sebebiyle yaklaşık 10 yıldır bu yerlere gelinemediğini, davalıların Hazineye ilişkin olan bu yere el atmış olduğunu, eskiden beri hiç kimsenin ekip biçtiği yer olmadığını, parselin batısındaki sırtın kenarında bulunan köm kalıntıları olan yer davalıların dedesi tarafından yapılmışsa da yaklaşık 40 yıl önce bu yerin köylülerce yıkıldığını, köm yıkıldıktan sonra davalıların 5 yıl öncesine kadar bu yere gelmediklerini, 2 yıl önce etrafına tel örgü çekerek bostan ektiklerini açıklamıştır.
Mahkemece taşınmazın belirlenen niteliğine ve oluşa göre davalıların çekişmeli taşınmazda ekonomik amacına uygun, çekişmesiz ve kazanmaya yeter süre ile bir zilyetliklerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan sebeplerle Hazinenin davasının kabulüne karar vermek gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek kurulan hüküm usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına 09.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy