(6831 S. K. m. 4) (4342 S. K. m. 13, 21)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, Yeşilyurt Köyü, Kulin Dağı mevkii 102 ada 2 parsel s. 76029,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yaylak niteliğiyle Yeşilyurt Köyünün kullanımındaki orta malı olarak sınırlandırılmış, davacı Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, tesbitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE, çekişmeli parselin tespit gibi yaylak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kayıt edilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 S. Kanun ile değişik 6831 S. Kanunun 4/3 maddesi gereğince yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde Trabzon tarım İl Müdürlüğüne bağlı 4342 S. Mera Yasasına göre oluşturulan 1 Numaralı Mera Teknik Ekibince yapılan çalışmada tespit edilen 2 numaralı mera parseli Kulin yaylası olarak sınırlandırılmıştır. Ancak tahsis işlemi yapılmamış, köy muhtarlığının istemi üzerine tahsis çalışmaları devam etmektedir.
Eski günlü memleket haritası, amenajman ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporunda, çekişmeli parselin öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılmayan yerlerden olmadığı bildirilmişse de, aynı kurul tarafından düzenlenen rapora ekli memleket haritasında, çekişmeli parsel tamamı beyaz renkli açık alanda kalacak şekilde değil, bir bölümünün yeşil ile renklendirilerek, orman olarak nitelendirilen alanda işaretlendiği görülmektedir. Orman bilirkişileri bu bölümlerin yeşil ile renklendirilmiş olmasına karşın, orman ağacı sembolü bulunmadığı için orman olarak nitelendirilen yerlerden olmadığını bildirmişlerse de, bu bölümlerde en yakın sembollerin ibreli ağaç ve maki ve funda sembolü başka deyişle sınırdaki orman ile aynı nitelikteki ağaç yapısını anlatan semboller bulunduğu görülmektedir.
03 Mart 1998 gününde yürürlüğe giren 4342 S. Mera Kanununun 13/5. maddesi ile komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içerisinde Asliye Hukuk mahkemesinde dava açılabileceği hükümleri getirilmiş, aynı Kanunun 21. maddesinde tahsis kararında belirtilen haklara tahsisin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tesbitlerden önceki hukuki nedenlere dayanılarak itiraz edilemeyeceği öngörülmüştür.
4342 S. Mera Kanunu hükümlerine göre, mera, yaylak ve kışlakların tespit ve tahdit (sınırlandırma) işlemleri kanuni yollardan geçip kesinleşmedikçe mera komisyonları tarafından tahsis kararı verilemez. Mera komisyonunun verdiği tahsis kararları valilik onayı ile yürürlüğe giren ve bundan sonra 13. madde hükmüne göre ilan ve ilgili kuruluşlara tebliğ edilir. Dolayısıyla ister kadastro çalışmaları sırasında, isterse kadastro çalışmalarından bağımsız olarak mera komisyonlarınca verilen tahsis kararlarından sonra 30 günlük ve 5 senelik sürelerden söz edilebilir.
Somut olayda, Mera Teknik Ekibinin sınırlandırma kararının ilan edilmesinden sonra henüz bir tahsis ilanının yapılmadığı anlaşıldığına göre, yasada öngörülen hakdüşürücü sürelerin geçirildiğinden söz edilemez. Kaldı ki; iddianın ileri sürülüş biçimine göre de, yönetimin davası mera olarak sınırlandırılan parsellerin orman savına dayalı tapuya tescile ait olup, bu tür davalar bir süreye tabi olmaksızın yönetimce her zaman açılabilir.
Bu nedenlerle; mahkemece, dava dosyası yeminleri hatırlatılarak, önceki orman bilirkişiler ve fen bilirkişiye verilerek, çekişmeli parselin memleket haritasında yeşil ormanlık alanda kalan bölümlerinin kırık noktalarının koordinatlarına göre yüzölçümleri belirlenerek, ifraza olanak veren krokileri düzenlettirilmeli, eski günlü memleket haritasında yeşil ile renklendirilerek, orman olarak nitelenen bölümlere ait davanın kabulüne, beyaz ile renklendirilen ve orman olarak nitelendirilmeyen yerlere ait davanın ise reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istem halinde iadesine 10.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy