(3402 S. K. m. 4, 16) (6831 S. K. m. 11) (4721 S. K. m. 713) (YHGK 08.06.2005 T. 2005/20-327 E. 2005/377 K.) (YHGK 28.06.2006 T. 2006/20-467 E. 2006/494 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar Ali Akbolat ve Durmuş Akbolat 18.03.2008 günlü dilekçeleriyle, Saimbeyli İlçesi Karakuyu Köyü Karahacı mevki 106 ada 2512 parsel sayılı taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesbitinin kesinleştiğini, bu parsel içerisinde bulunan sınırlarını bildirdikleri 10 dönüm yüzölçümündeki bölümün orman ile ilgisi olmadığı, tespit gününe kadar, yararlarına kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, tesbitin iptalini ve adlarına tapuya tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli 106 ada 2512 sayılı parselin tapu kaydının iptal edilmesine ve davacılar adına müştereken tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılıp, orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilen parselin bir bölümünün tapu kaydının iptali ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle tapuya tesciline ilişkindir.
Orman Kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükümlerine 2005 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz orman olarak sınırlandırılmış, genel kadastro 2006 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz bölümünün de içerisinde bulunduğu Karakuyu Köyü 106 ada 2512 parsel sayılı 3772 Hektar 7475 m2 yüzölçümündeki parsel orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş, 09.06.2006 ila 10.07.2006 tarihleri arasında yapılan ilanın sonunda itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
Orman niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı olan parselin bir bölümü için açılan tapu iptal tescil davasında davalı sıfatının, taşınmazın kuru mülkiyetine sahip olan Hazine ile taşınmazı kullanmak ve korumak yükümlülüğü bulunan Orman Yönetimine ilişkin olduğu, her iki yönetimin mecburi dava arkadaşı oldukları gözetilmeden yalnızca Orman Yönetimi aleyhine dava açılarak yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Ayrıca; dava, Karakuyu Köyü 106 ada 2512 sayılı parselin 10 dönüm yüzölçümündeki bölümü için açıldığı ve bu bölümü için araştırma yapılıp bilirkişi raporları alındığı ve taşınmazın sair bölümü için dava bulunmadığı halde, dava aşılarak 3777 Hektar 7475 m2 yüzölçümündeki parselin tamamı için davanın kabul edilmesi usul ve kanuna aykırı olup mutlak bozma nedenidir.
Diğer taraftan; 0.10.1987 gününde yürürlüğe giren 3402 sayılı Kanunun 4/3. maddesi; "çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içerisinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır ve bu durum ekip tarafından iki ay önce Orman Genel müdürlüğüne bildirilir. Buna karşılık iki ay içerisinde kadastro komisyonlarınca orman sınırlarının belirlenmemesi halinde kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu yasa hükümlerine göre yürütülür.
Kadastro ekiplerince bu biçimde tesbit ve ilan edilen yerlerde orman kadastro işlemleri de ikmal edilmiş sayılır. Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur. biçiminde iken 22.02.2005 tarih 5304 sayılı Kanun ile sözü edilen üçüncü fıkra değiştirilmiş ve aynı maddeye 4 - 5 - 6'ıncı fıkralar eklenmiştir. Bu değişiklikte 3. fıkra Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde orman kadastrosu ve bu ormanların içerisinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti kadastro ekibi tarafından yapılır. Ancak; bu çalışmalarda kadastro ekibine Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatınca görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi veya ziraat mühendisinin bildirimden itibaren 7 gün içerisinde iştirak ettirilmesi zorunludur, bu çalışmalara muhtar ve bilirkişilerin katılmaması halinde çalışmalar re'sen devam ettirilir. şeklini almıştır.
Eklenen 5. fıkra ise Çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırılma ve tesbitleri yapılarak otuz günlük kısmi ilana alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır şeklindedir.
Yasanın getirdiği bu yeni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince dava konusu 106 ada 2512 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına tesbit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 3402 sayılı Kanunun 16/D maddesi hükmünde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu yasada hüküm bulunmayan hallerde, özel yasaları hükümlerine tabi olduğunun belirtildiği, bu sebeple ormanlar hakkında özel kanun olan 6831 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6831 sayılı Kanunun 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 senelik hakdüşürücü süre içerisinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.'nun 08.06.2005 tarih 2005/20-327-377 sayılı ve 28.06.2006 tarih 2006/20-467-494 sayılı kararlarında da aynen benimsendiği anlaşılmakla, davacı A. A. ve D. A.'ın zilyetliğe dayanarak açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; davalı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine 10.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy