(3402 S. K. m. 12) (6831 S. K. m. 7, 11) (4721 S. K. m. 1023) (Orman Kadastrosu Ve 2/B Uygulama Yönetmeliği m. 128)
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, kamulaştırma şerhinin iptali, el atmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 28/01/2010 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Gama End. Tesisleri İmalat Ve Montaj A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21/09/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden, davalı Gama End Tesisleri İmalat Ve Montaj A.Ş. vekili avukat Semih Uygun geldi, karşı taraftan, davacı orman yönetimi vekili avukat Işıl Hilal Soylukurt, davalı Ulaştırma Bakanlığı Demiryolları Limanlar Ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü vekili Avukat Sema Selçuk geldi başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Orman Yönetiminin, Gama Endüstri A.Ş. ve Ulaştırma Bakanlığına husumet yönelterek, Çakmaklı Köyü 461 parsel sayılı taşınmazın 1979 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosunda kısmen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek orman sınırı içinde kalan bölümün tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescili ve davalının el atmasının önlenmesi ile 4650 Sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca konulan kamulaştırma şerhinin iptaline istemiyle, 09.06.2003 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın yargılaması sırasında, Gama Endüstri A.Ş., çekişmeli taşınmazın 1947 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı halde, 1979 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman sınırları içine alınması işleminin ikinci kadastro niteliğinde olduğunu iddia ederek, dava konusu parsel yönünden sonuçları ile birlikte yok sayılması ve iptalini istemiyle, 16.09.2003 günlü dilekçe ile karşı dava açmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.05.2004 gün ve 2003/2567- 2004/262 sayılı kararı ile, Orman Yönetimi tarafından açılan davanın reddine, Gama Endüstri A.Ş. tarafından açılan karşı davanın kabulüne, dava konusu 461 sayılı parselin 09.03.2004 tarihli krokide yeşil taralı olarak gösterilen 142319 m² yüzölçümündeki bölümü Menengiç Devlet Ormanı olarak sınırlandıran 19.12.1980 tarihli orman kadastro çalışmalarının iptaline, 142319 m² yüzölçümündeki bölümün orman sınırları dışında kaldığının tesbitine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi vekili, Gama A.Ş. vekili ile Ulaştırma Bakanlığı adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.10.2005 gün ve 2005/10003- 12029 sayılı kararı ile, (Çekişmeli taşınmazın bulunduğu, Çakmaklı Köyünde 1947 yılında sadece 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre seri bazında yapılan orman kadastrosunda Karacadağ orman serisinin kadastrosu yapılması nedeniyle bu çalışmada, çekişmeli taşınmazın sınırlama dışında bırakıldığı, 1979 yılında yapılarak 16.07.1980 tarihinde ilan edilen, evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve Orman Kadastro Yönetmeliğinin 128. maddesine dayalı olarak Orman Yasasının 1. maddesine göre yapılan orman kadastro çalışmalarında ise, dava konusu taşınmazın 142319 m2.lik bölümünün Menengiç Devlet Ormanı ismiyle sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. 1947 yılında yapılan orman kadastrosu seri bazında ve o tarihte yürürlükte olan 3116 Sayılı Yasaya uygun olarak yapıldığına göre çekişmeli parsel yönünden 1979 yılında yapılan orman kadastrosu ikinci kadastro sayılamaz, Ne var ki: ilan tarihine göre bir yıllık hak düşürücü süre geçirilmiş ise de, 1744 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi hükümlerine göre orman sınırları içine alma işleminin tutanaklarda ismi yazılı ilgililere Tebligat Yasasına uygun olarak tebliği gerekir. Başka anlatımla; orman sınırlaması yapılarak orman sınırları içine alınan taşınmaz hakkında tutanakta taşınmaz ilgilisinin adı geçiyorsa, dava açmak için yasada öngörülen hak düşürücü süre, tutanağın ilan tarihinden değil, sınırlama işleminin ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren başlar. 31.07.1979 tarihli 8 numaralı tutanağın 4. sayfasında, 461 sayılı parselin o tarihteki tapu maliki olan Tatsan Turizm ve Tarım Sanayi Anonim Şirketi gösterilmiş ve 461 parsel numarası ile Tatsan adına tarla olarak kayıtlı ancak kızılcam ve pırnal meşesi ile kaplı Devlet Ormanı niteliğinde olduğu açıklanan parselin, orman sınırları içine alındığı yazılmıştır. Dairenin iade kararı üzerine İzmir Orman Bölge Müdürlüğünün 22.07.2005 günlü yazısı ile tapu kayıt malikine 1744 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince herhangi bir tebligat yapılmadığı bildirilmiştir. 1744 Sayılı Yasadan sonra 2896 ve 3302 Sayılı Yasaların getirdiği hükümlere göre orman kadastrosu sonuçlarının sadece askı ilanı yolu ile tebliği öngörülmüşse de, 1744 Sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde yapılan işlem hakkında bu yasanın belirttiği biçimde tebligatın yapılması gerekir, çünkü işlemin yapıldığı tarihte yürürlükte olan yasa hükümlerinin uygulanması zorunludur. Hal böyle olunca; usulen tebligat yapılmadığından orman kadastrosunun karşı davacı şirket yönünden kesinleştiği kabul edilemeyeceğinden, Gama A.Ş. tarafından açılan davanın orman kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğundan 6831 Sayılı Yasanın 3373 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesine göre davaya bakma görevi kadastro mahkeme sinindir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olduğundan yargılamanın her aşamasından kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekeceğinden Orman Yönetiminin, tapu iptal ve tescil davasının elde tutularak, davacı şirketin orman kadastrosuna itiraz davası yönünden görevsizlik kararı verilip tapu iptali ve tescil davasından ayrılarak kadastro mahkemesine gönderilmesi ve orman kadastrosuna itiraz davasının sonucunun beklenmesi gereğine) değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, Gama A.Ş. tarafından açılan dava tefrik edildikten sonra, davacı Orman yönetiminin davasının hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı orman yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1947 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre Karacadağ orman serisinin kadastrosu vardır. Daha sonra,1979 yılında yapılarak 16/07/1980 tarihinde ilan edilen herhangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılan ormanları kadastrosu ile evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 10/07/1998 tarihinde ilan edilen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Her ne kadar yerel mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki (Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplen dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.) hükmüne, 25.02.2009 gün ve 5841 Sayılı Çeşitli Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasanın 2 nci maddesi ile 21.06.1987 gün ve 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır. hükmü uyarınca, davaya konu taşınmaza ait kadastro tespitinin kesinleştiği 15/02/1963 tarihinden itibaren davanın açıldığı 09.06.2003 tarihine kadar 10 yıllık süre geçirildikten sonra dava açıldığından, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki;
Dava, çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra, yörede 1979 yılında yapılarak 16/07/1980 tarihinde ilan edilen herhangi bir nedenle orman sınırı dışında bırakılan ormanların kadastrosu çalışması ile, orman sınırı içine alınan taşınmazın, özel mülke konu olamayacağı iddiasına dayalı, tapu kaydının iptali ve hazine adına tescili istemine ilişkindir. Yukarıda ayrıntıları ile anlatıldığı üzere, tapu maliklerince orman kadastrosunun iptali istemiyle açılan karşı dava, daha önce bu dava ile birlikte görülmekteyken, görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olduğu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Kadastro mahkemesine aktarılmış olup, anılan davanın halen Kadastro Mahkemesinin 2007/1 esas sayılı dava dosyasında görülmekte olduğu anlaşılmıştır.
Davacı Orman Yönetimi, tarafından kadastro tespit tutanağının kesinleştiği tarihten önceki nedenlere değil, sonraki nedene dayanıldığından, yasalarımızda, tutanakların kesinleştiği tarihten sonraki nedenlere dayanılarak dava açılamayacağına dair her hangi bir hak düşürücü süre, ya da başka bir yasaklayıcı hüküm bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, Orman kadastrosuna itiraza ilişkin davanın kesinleşmesi sonucunda, çekişmeli taşınmaz hakkındaki kesinleşen orman sınırına göre çözüleceğine göre, somut olayda 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 12. madde sinin üçüncü fıkrasının uygulanma olanağı bulunmamaktadır. O halde, mahkemece bu davada 10 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin dava açma engeli bulunmadığı gözetilerek işin esası incelenerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesinin Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır. hükmü gereğince dava konusu 461 sayılı parselin bir kısmının Menengiç Devlet Ormanı olarak sınırlandırıldığı, ancak bu sınırlandırmaya itiraz edildiği için henüz kesinleşmediği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, sonraki neden olan orman kadastrosunun, orman kadastrosuna itiraza ilişkin Kadastro Mahkemesinin 2007/1 esas sayılı dava dosyasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın orman sınırı içine alınma işlemi kesinleştiğinde, çekişmeli taşınmazın kamu malı niteliğini kazanacağı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçeceği, bu nedenle tapusunun iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı bir hüküm olacağı, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023. (E.M.Y. İsviçre - M.Y.974) maddesindeki iyi niyetle edinme kuralının da uygulanamayacağı, tapu maliki olan davalının, kesinleşen orman kadastro işlemiyle, devlet ormanı sınırı içine alınmak suretiyle, kamu malı niteliği kazandırılan taşınmazının, tapu kaydının iptalinden dolayı uğradığı zarar için, ancak tazminat isteyebileceği gözetilmeksizin, somut olaya uygun olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarda açıklandığı üzere, davacı orman yönetimi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.-YTL vekalet ücretinin davalı Gama End. Tesisleri İmalat Ve Montaj A.Ş.'den alınarak, davacı orman yönetimine verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy