(6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, Kızılkese Köyü, 110 ada 407-408-478 ve 479 parsel sayılı sırasıyla 555,19 m2, 2688,41 m2, 7794,28 m2 ve 664,54 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece: Kızılkese Köyü 110 ada 479 nolu parsele yönelik davanın kabulü ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, 110 ada 407 parsele ilişkin davanın reddine ve tespit gibi tesciline, 110 ada 408 ve 478 nolu taşınmazlara ilişkin davanın ise kısmen kabulüne ve fen ve orman bilirkişilerin rapor ve krokisinde 110 ada 408 nolu parselin (A) ile gösterilen 169.79 m2'lik kısmının ifrazıyla 110 adanın son parsel numarası verilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) ile gösterilen 2518,62 m2.lik kısmının ise tarla niteliğiyle davalılar Mustafa, Mehmet Türk ve K. Z. adına tapuya tesciline, 110 ada 478 nolu parselin (A) ile gösterilen 1606.06 m2.lik kısmının ifrazıyla 110 adanın son parsel numarası verilerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline. (B) ile gösterilen 6188,22 m2.lik kısmının ise tarla niteliğiyle davalı Keziban Türk adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Bölgede 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada bulunan 1947 yılında kesinleşen orman tahdit haritasına göre dava konusu taşınmazlar Cankara, Küçük Kızılca ve Sap Derelerinin batısında 2268 ila 2270 nolu orman sınır noktaları arasında ve Cankara Deresi de 2268 ile 2269 nolu orman sınır noktaları arasında görülüyorken, uzman orman bilirkişi tarafından memleket haritası üzerinde yapılan aplikede Cankara Deresi 2269 ile 2270 nolu orman sınır noktaları arısında gösterilmiştir. Orman kadastro haritası ve tutanakları ile hükme esas alınan bilirkişi krokisi çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Orman kadastro haritası ve tutanakları ile çelişen bilirkişi rapor ve krokisine dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, orman kadastrosuna esas ve altlık olarak kullanılan orijinal kadastro paftası getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır. hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin Teknik İşler başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, ayrıca Cankara, Küçük Kızılca ve Sap Derelerinin konumları da dikkate alınarak bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 11.11.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy