(4721 S. K. m. 1023, 1025, 1026) (3402 S. K. m. 12, 22) (3116 S. K. m. 2) (766 S. K. m. 46) (743 S. K. m. 931, 934)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı Hazine, Mustafa Paşa Mahallesi 321 ada 80 parselin ifrazından oluşan 4469 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, tapuda davalılar adına kayıtlı olduğunu, yörede 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1986 yılında kesinleşen 2/B madde uygulama sahası içinde kaldığını belirterek davalılar adına olan tapu kaydının iptaliyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, M. Ş. aleyhine açılan davanın, dava tarihinde davalının ölü olması sebebiyle reddine, Davalı A. Ş. ve Y. Ş. aleyhine açılan davanın 5841 Sayılı Yasayla değişik 3402 Sayılı Kanunun 12/3. maddesi hükmü gereğince 10 yıllık dava açma süresi geçmiş bulunduğundan reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan daha sonra nitelik kaybı sebebiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan taşınmazın yolsuz olarak oluşturulan tapu kaydının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Yörede 1944 yılında 3116 Sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen ve Hazine adına tapuya tescil edilen orman kadastrosu, 14.12.1994 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu 28.1.1970 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece dava tarihinde ölü bulunan davalı M. Ş. mirasçıları aleyhine ayrı bir dava açmak üzere davacı Orman Yönetimi'ne süre verilmeli, daha sonra da açılan davalar birleştirilip yapılacak keşifte: kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklarla arazi kadastrosu paftasının ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine çakıştırılmak suretiyle taşınmazın konumu belirlenmeli, bu şekilde yapılacak uygulanma sonucu, davaya konu taşınmazın 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının anlaşılması halinde, taşınmazın daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hatayla 2. kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğundan, 766 Sayılı Kanunun 46/2 ve 3402 Sayılı Kanunun 22/1. maddeleri gereğince 2. kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması sebebiyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Kanunun 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline dair mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran. açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla: sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olacağı, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023 (E.M.Y. 931 İsviçre M.Y. 974) maddesindeki iyi niyetle edinme kuralının uygulanamayacağı, davalı taşınmazı satın almışsa, bu yeri kendisine satan kişi ya da kişilerden satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alabileceği gözönünde bulundurularak, bu durumda kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir.
O halde: yukarda belirtilen uygulama yapılıp davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy