(3402 S. K. m. 4) (6831 S. K. m. 1, 17) (3402 S. K. m. 45) (5304 S. K. m. 14) (6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulaması Hakkında Yönetmelik m. 23) (6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik m. 26) (YHGK. 10.12.1997 T. 1997/20-808 E. 1997/1039 K.) (YHGK. 11.10.2004 T. 2004/7-531 E. 2004/582 K.) (ANY. MAH. 14.03.1989 T. 1988/35 E. 1989/13 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca tetkiki davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, Tozanlı Fındıcak Köyü 103 ada 19 parsel s. 2001,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği sebebiyle davalılar Z. Ç. ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı, orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) ile gösterilen 1228,46 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, geriye kalan 772,67 m2 yüzölçümündeki bölümünün de tespit gibi davalı gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 S. Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içerisinde bırakılmıştır.
Çekişmeli 103 ada 19 s. taşınmazın çevresinin 103 ada 36 ve 101 ada 1 s. orman parselleri ile çevrili ve 6831 S. Kanunun 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 günlü Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1970 tarih ve 531 sıra no'lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 günlü Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde ... 6831 S. Kanunun 17. maddesinde yer alan orman içerisinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
6831 S. Kanunun 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 S. Yasa, madde: 17/1-2 Devlet ormanları içerisinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içerisinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi biçimde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 tarih ve 5112 S. Kanun ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi sebeple olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım sebebiyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 S. Kanunun 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca (Hangi Sebeple Olursa Olsun Orman İçi Açıklıkların Kazanılamayacağı İlkesini İçermektedir Ve Amacı Orman Bütünlüğünü Korumaktır). Bu tür yerlerin 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi sebeple olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır (Y.H.G.K.'nun 10.12.1997 tarih ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 tarih ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 tarih ve 2003/20-665/614 s. ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 tarih ve 2004/7-531-582 s. kararları).
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 S. Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarih ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 tarih ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 tarih ve 7/25 E.K. s. kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 S. Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, kanun gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek Orman Yönetiminin davasının tamamen kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak şekilde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde iadesine 04.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy