(6831 S. K. m. 2/B) (1086 S. K. m. 74) (766 S. K. m. 46) (3402 S. K. m. 12, 22) (4721 S. K. m. 1023, 1025, 1026) (743 S. K. m. 934)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Çekmeköy Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: 1955 yılında yapılan kadastro sırasında Ömerli Köyü 37 ada 26 parsel sayılı 16.570 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden mezarlık niteliği ile Ömerli Köyü Tüzelkişiliği adına tespit edilmiş ve itirazsız kesinleşmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde iken usulsüz olarak orman rejimi dışına çıkarıldığı, taşınmazın eylemli niteliğinde olduğu, bu sebeple tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile hazine adına tapuya tescili istemiyle davaya Hazinenin yanında katılmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili ek raporda (A) ile işaretlenen 6.025 m2 yüzölçümlü bölümünün Dinçlere Devlet Ormanı sınırları içinde iken 3302 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, (B) ile işaretlenen 10.545 m2 yüzölçümlü kesiminin tahdit haritası dışında kalmakta ise de çekişmeli taşınmazın tamamının yaşlı orman ağaçlarıyla kaplı olduğu, eylemli orman niteliğindeki taşınmazın davalı adına tescil edilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Çekmeköy (Ömerli) Belediye Başkanlığının tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1942 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 14.06.1978 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 12.9.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın 2/B alanında kalan bölümüne yönelik dava açtığı halde mahkemece HYUY.'nın 74. maddesinde düzenlenen istemle bağlılık ilkesine aykırı olarak taşınmazın tamamının eylemli orman niteliğinde olduğu gerekçesiyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. İncelenen dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazın bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ek krokili raporda (A) ile işaretlenen 6.025 m2 yüzölçümlü bölümünün orman sınırları içinde bırakıldığı, eylemli orman niteliğinde bulunan tahdit içindeki yerin 12.09.1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu usulsüz olarak Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, 1955 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın (A) ile işaretlenen kesiminin, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait halende eylemli orman niteliğinde kamu malı orman olduğu göz önünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak Ömerli Köyü Tüzelkişiliği adına özel mülk olarak tespit ve yolsuz olarak tescil edildiği, çekişmeli yerin (A) ile işaretlenen kesiminin halen eylemli orman niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
766 sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (TMY.'nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve TMY.'nın 1026. (EMY. 934 - İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda TMY.'nın 1023. (EMY. 931 - İsviçre MY. 974) maddesindeki iyi niyetle edinme kuralının da uygulanamayacağı gözetilerek eylemli orman niteliğindeki çekişmeli 37 ada 26 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili ek raporda (A) ile işaretlenen 6.025 m² yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile HYUY.'nın 74. maddesinde düzenlenen istemle bağlılık ilkesi aşılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Çekmeköy (Ömerli) Belediye Başkanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy