(6831 S. K. m. 2) (4721 S. K. m. 1023, 1025, 1026) (2896 S. K. m. 2) (3302 S. K. m. 2) (766 S. K. m. 46) (3402 S. K. m. 22)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 9.10.2007 tarihli hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 15.7.2008 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı vekili geldi, karşı taraftan davalı hazine vekili geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Davacı Hazine, uskumru köyü kayalan mevkiindeki, 145 parsel sayılı tarla niteliğinde ve 13720 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, davalılar adına tapuda kayıtlı olduğunu, öncesi orman olduğu gibi: 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunu iddia ederek tapu kaydının iptaliyle Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece hazine'nin davasının kabulüne, davaya konu uskumru köyü 145 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı iptal edilerek orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uskumru Köyü'nde 3116 Sayılı Kanun hükümlerine göre 1938 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 5 numaralı Orman Kadastro ekibi tarafından 14.9.1982 tarihinde kesinleşen daha önce sınırlaması yapılan devlet ormanlarıyla özel ormanların aplikasyonu ve 1744 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Kanunun 2. madde uygulamasıyla herhangi bir sebeple orman sınırı dışında kalan ormanların kadastrosuyla 1984 yılında yapılan 2896 Sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması ve 1988 yılında yapılan 3302 Sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 3116 Sayılı Orman Yasasına göre yapılıp 1938 tarihinde yapılarak kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklarla arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, davaya konu 145 parsel sayılı taşınmazın 5.7.2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 8.6.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (B) ile gösterilen 2925,05 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sınırı içinde kaldığı, 1744 Sayılı Yasayla değişik 6831 Sayılı Kanunun 2. madde uygulamasıyla bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi sebebiyle Pl numaralı poligon içinde Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hatayla 2. kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Kanunun 46/2 ve 3402 Sayılı Kanunun 22/1. maddeleri gereğince 2. kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması sebebiyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.'nın 1026. (E.M.Y. 934-İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline dair mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023. (E.M.Y 931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki iyi niyetle edinme kuralının da uygulanamayacağı, tapu kaydının Medeni Kanunun 1025. (emy.933) yolsuz tescil niteliğinde olduğu, davalının bu yeri satın alırken ödediği satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre taşınmazı kendisine satan kişiden geri alabileceği gözönünde bulundurularak kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, çekişmeli 145 Sayılı parselin 5.7.2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 8.6.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (B) ile gösterilen 2925,05 m2 yüzölçümündeki bölümüne dair verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan bu bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Çekişmeli 145 Sayılı parselin 5.7.2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 8.6.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (A) ile gösterilen 10724,95 m2 yüzölçümündeki bölümüne dair temyiz itirazlarına gelince: Hazine, kesinleşen orman kadastro sınırı içinde iken, nitelik yitirmesi sebebiyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan alan hakkında dava açmıştır. Yörede, 3116 Sayılı Orman Yasasına göre yapılıp 1938 tarihinde yapılarak kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklarla arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, 145 Sayılı parselin 5.7.2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 8.6.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (A) ile gösterilen 10724,95 m2 yüzölçümündeki bölümün. 94-95-96 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hatta göre baştan beri orman sının dışında olduğu, orman sının içinde olmadığı için, orman niteliğini yitirmesinden dolayı orman rejimi dışına çıkarılmasının sözkonusu olamayacağı. Dairenin 5.7.2008 tarihli iade kararı gereğince orman ve fen bilirkişilerinden müşterek olarak düzenlenen 27.4.2010 tarihli raporda da, bu bölümün eski tarihli memleket haritasında açık-orman dışı alanda kaldığının belirtildiği gözlendiğinden, yapılan uygulamanın hükme yeterli olduğu, ayrıca aynı orman sınırı hattında yer alan davaya konu taşınmaza komşu 144 parsel sayılı taşınmaz hakkında Hazinenin aynı iddiayla açtığı davanın yargılaması sonucunda mahkemenin 2001/118 - 2003/383 Sayılı kararıyla kısmen orman rejimi dışına çıkarılan alanda kaldığı kısmen de baştan beri orman sınırı dışında kaldığından orman rejimi dışına çıkarılan bölümünün tapusunun iptaline karar verildiği, dairenin 24.6.2004 gün ve 2004/1967 - 6596 Sayılı kararıyla onandığı, davaya konu taşınmaza komşu 149 parsel sayılı taşınmaz hakkında Hazinenin aynı iddiayla açtığı davanın yargılaması sonucunda mahkemenin 2001/220 - 2002/665 Sayılı kararıyla kısmen orman rejimi dışına çıkarılan alanda kaldığı kısmen de baştan beri orman sınırı dışında kaldığından orman rejimi dışına çıkarılan bölümünün tapusunun iptaline karar verildiği, dairenin 9.12.2004 gün ve 2004/7246-12845 Sayılı kararıyla onandığı, davaya konu taşınmaza komşu ve 94-95-96 numaralı orman sınır hattına göre davaya konu taşınmazın güneyinde yer alan 147 parsel sayılı taşınmaz hakkında Hazinenin aynı iddiayla açtığı davanın yargılaması sonucunda mahkemenin 2002/786 - 2004/27 Sayılı kararıyla tamamının orman rejimi dışına çıkarılan alanda kaldığından tapusunun iptaline karar verildiği dairenin 29.11.2004 gün ve 2002/786 - 2004/27 Sayılı kararıyla onandığı dahi gözetildiğinde, baştan beri orman kadastro sınırı dışında kaldığı saptanan 145 Sayılı parselin 5.7.2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 8.6.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (A) ile gösterilen 10724.95 m2 yüzölçümündeki bölümünün de tapusunun iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Sonuç: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle: çekişmeli 145 Sayılı parselin 5.7.2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 08.06.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (B) ile gösterilen 2925,05 m2 yüzölçümündeki bölümüne dair temyiz itirazlarının reddine,
2) İkinci bentte açıklanan nedenlerle: çekişmeli 145 Sayılı parselin 5.7.2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 08.06.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (A) ile gösterilen 10724,95 m2 yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle bu bölüm hakkındaki hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.-TL vekalet ücretinin davacı hazine'den alınarak davalı İ. T. tarafına verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 22.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy