(1086 S. K. m. 29)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen boşanma davası sırasında davacı taraf 18/11/2009 tarihli dilekçesiyle reddi hakim yoluna başvurmuştur.
Bu konuda verilen kararın Yargıtay'ca tetkiki davalı-karşı davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki bütün belgeler incelendi gereği düşünüldü:
Yargılama devam ederken davacı tarafından mahkeme hakimi Eray Karınca'nın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Adalet Bakanlığına şikayet edildiği anlaşılmaktadır.
Yargılama sürerken taraflardan birinin mahkeme hakimi hakkında şikayette bulunması veya aleyhine dava açılmış olması, H.Y.U.Y.'nın 29/5. maddesinde belirtilen davalı olmak anlamında yorumlanamaz. Böyle bir kabul, yargılama yapan bütün hakimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilebilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davranışını da korumak anlamına gelir. Hiçbir hukuk kuralı kötü niyetliyi korumaz. Aksini kabul etmek, kötü niyetli kişilerce açılacak uydurma davalar sonucu, davaya bakan hakimlerin sağlıklı, baskıdan uzak ve hür iradeleri ile görev yapmalarına da engel olacaktır. Bu nedenle, H.Y.U.Y.'nın 29/5. maddesi hükmünü yorumlamakta yanılgıya düşen, usul ve kanuna uygun olmayan merci kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde yatırana iadesine 11.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy