(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasındaki Tapu İptali ve Tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 23.12.2009 tarihli hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı K. Ö. mirasçısı Y. Ö. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22.3.2011 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden, davalı K. Ö. mirasçısı Y. Ö. vekili geldi, karşı taraftan, davalı Hazine vekili ve davacı Orman Yönetimi vekili geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, Adalar İlçesinde, 1988 yılında 56 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından daha önce kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 Sayılı Kanunun 3302 Sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmasının 19.4.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, ancak söz konusu komisyon çalışmaları sırasında 8 adet parselde dağıtılmış vaziyette bulunan 30 kesinleşmiş müsadere kararının varlığına rağmen bu yerlerin yönetmelik hükümlerine aykırı olarak hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığını, bu hususun orman genel müdürlüğüne bağlı müfettişler tarafından tespit edildiğini, yasaya aykırı olarak yapılan çalışmalar sebebiyle komisyon üyeleri hakkında kovuşturma izni talebi hakkında İstanbul Valiliği İl İdare Kurulunun 26.5.1994 Tarih 1994/1663-430 Sayılı Kararı ile zamanaşımı sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bunun üzerine İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1995/61-1996/242 Sayılı kararı ile komisyon üyelerinin tazminata mahkum edildiklerini, bu kararın 1997 yılında onanarak kesinleştiğini, komisyon çalışmalarının yok hükmünde olduğu hakkında, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 1998/1529 - 248 Sayılı ilamının emsal oluşturduğunu, Adalar Asliye Hukuk mahkemesinde bu konuda açılmış olan davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2004/7780 - 9015 Sayılı kararı ile, orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak ya da kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu işlemlerin yok hükmünde sayılacağından yönetim tarafından herhangi bir süreye bağlı kalmaksızın işlemin iptali için her zaman dava açılabileceğinin belirtildiği, bu sebeple davaya konu taşınmazla ilgili olarak 56 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan orman dışına çıkarma işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespiti, taşınmazın tapusunun iptali ile orman olarak hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne; davaya konu Büyükada, 206 ada, 12 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak 56 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan 2/B uygulamalarına ilişkin işlemlerin yok hükmünde olduğunun tespitine, taşınmazın davalı K. Ö. adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde hazine adına tesciline, taşınmazın tapu kaydında bulunan haciz şerhinin terkinine, karar verilmiş, hüküm davalı K. Ö. mirasçısı Y. Ö. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, komisyon kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ile tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup davalı sıfatı tapu malikine aittir. İncelenen dosya kapsamından davanın açıldığı 13.6.2008 tarihinde davaya konu taşınmazın tapu malikinin K. Ö. olduğu ve dava dilekçesinde davalı olarak K. Ö.'in gösterildiği anlaşılmakta ise de, davalı K. Ö. mirasçısı olduğunu belirterek kararı temyiz eden Y. Ö. vekilinin temyiz dilekçesine eklediği Afyon 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1976/70-42 Sayılı veraset ilamı fotokopisinde davalı K. Ö.'in bu davanın açılma tarihinden önce 1.1.1976 tarihinde öldüğünün yazılı olduğu gözlenmiştir.
Mahkemece tapu maliki K. Ö.'in nüfus aile kayıt tablosu, Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek dava tarihi itibarıyla sağ olup olmadığı tespit edilmeli, 4.5.1978 gün ve 4/5 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gözetilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı K. Ö. mirasçısı Y. Ö. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, 22.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy