(3402 S. K. m. 12, 25, 26, Ek. m. 4) (6831 S. K. m. 2)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
2010 yılında yapılan 3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen ek 4. maddesi uyarınca 2/B madde alanlarında yapılan kadastro sırasında. Uğurlu köyü 112 ada 13 parsel sayılı 1.138,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz. Ocak 2009 tarih 554 ve 619 sayfa numaralı tapu kayıtları uygulanarak 551 ve 609 parsel numarasıyla Hazine adına tescilli olduğu ve 6831 Sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından söz edilerek beyanlar hanesine 6831 Sayılı Kanunun 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı açıklaması yazılarak çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın eylemli orman niteliğinde olduğu, 2/B madde koşullarını taşımadığı halde Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, orman sınırları dışına çıkarma işleminin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hazine adına orman rejimi dışına çıkarma işleminin kesinleştiği, 2010 yılında yapılan kadastro tespitinde, kesinleşen 2/B madde alanında 5831 Sayılı Kanunun 8. maddesiyle 3402 Sayılı Kadastro Yasasına eklenen Ek 4. maddesi uyarınca fiili kullanım durumunun tespitinin yapıldığı, orman sınırları dışına çıkarılan ve bu işlemin kesinleştiği yerlere ilişkin açılan davalarda Kadastro Mahkemesi'nin görevli olmadığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3116 Sayılı Kanun hükümlerine göre 1948 yılında tamamlanarak kesinleşen orman kadastrosu, 1978 yılında 6831 Sayılı Kanunun 1744 Sayılı Kanun ile değişik hükümlerine göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, daha sonra 6831 Sayılı Kanunun 3302 Sayılı Kanun ile değişik hükümlerine göre yapılıp 9.5.2007 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; 3402 Sayılı Kanunun 26/son maddesine göre kadastro mahkemesinin görevi taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlendiği günde başlar. Somut uyuşmazlıkta çekişmeli taşınmaz hakkında 6.4.2010 tarihinde kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş olup Orman Yönetimi tarafından 3402 Sayılı Kanunun 12/1 ve 26/B maddelerinde belirtilen 30 günlük askı süresi içinde dava açıldığına göre 3402 Sayılı Kanunun 25/1 maddesi uyarınca davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup istek olmaksızın yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu durumda, mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde yatırana iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy