(3402 S. K. m. 26, Ek. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Hazine, Gümüldür beldesinde 1987 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sırasında davalının kullanımında olan çekişmeli taşınmazın Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığını, davalının taşınmaza vaki elatmasının önlenmesi, üzerindeki yapıların kal'i ve taşınmazın Hazine adına tapuya tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüyle (B) ile gösterilen 328,32 m2'lik kısmın 2/B ile orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına, (I) ile gösterilen 894,42 m2'lik davaya konu tescil harici taşınmazın orman vasfında olduğu belirtilerek ve son parsel numarası verilerek hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının bu bölümlere yönelik elatmasının önlenmesine, muhdesatın masrafı davalıdan alınmak sureti ile kal'ine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava elatmanın önlenmesi, taşınmaz üzerindeki muhdesatın kal'i ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1949 yılında 3116 Sayılı Kanun hükümleri gereğince yapılan orman tahdidi ile 17.3.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Karar dayanak alınan 3.2.2007 tarihli bilirkişi raporu ile iade kararı sonrası alınan 28.2.2011 tarihli harita mühendisi Şelale Bunar tarafından düzenlenen ek rapor birbiri ile çelişkili olup her iki rapor da davaya konu taşınmazın yeri farklı farklı yerlerde gösterilmiştir. İade kararı sonrası alınan 28.2.2011 tarihli ek raporda yörede 3402 Sayılı Kanunun ek 4. maddesi gereğince yörede 2010 yılında kullanım kadastrosu yapıldığı ve çekişmeli taşınmazın 2777 ada 3 parsel numarası aldığı bildirilmiştir. Menderes ilçesi İnönügümüldür beldesinde 2010 yılında 3402 Sayılı Kanunun ek 4. maddesi gereğince kullanım kadastrosu yapıldığı ve 2777 ada 3 parselin arsa vasfı ile 133.83 m2 olarak 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan erlerden olduğundan hazine adına tespit edildiği ve tutanağın beyanlar hanesine kullanıcısı ve üzerindeki tecavüzlü tek katlı kagir evin sahibinin Durmuş Hardal olduğunun şerh verildiği ve tutanağın 5.6.2010-5.7.2010 tarihlerinde askıya çıkarılarak itirazsız kesinleştiği ve ayni şekilde tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece öncelikle yörede 3116 Sayılı Kanun hükümleri gereğince 1949 yılında yapılan orman tahdidine ilişkin orijinal tahdit haritasının 1/5000 ölçekli bir sureti ile 1987 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tahdit haritasının 1/5000 ölçekli bir sureti ve 3402 Sayılı Kanunun ek 4. maddesi gereğince yapıldığı anlaşılan yenileme kadastrosuna ilişkin kadastro pafta örneği getirtilerek önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir fen elemanı ve ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte tahdit haritaları, kadastro paftası ve kullanım kadastro paftası ölçekleri birbirine eşitlenerek komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın yeri ve 2777 ada 3 parsel içinde kalıp kalmadığı tam olarak belirlenmelidir. Eğer çekişmeli taşınmaz 2777 ada 3 parsel içinde veya kullanım kadastrosu sırasında parsel numarası almış olan yer içinde kalmakta ise yörede 3402 Sayılı Kanunun ek. 4. maddesi gereğince yargılama sırasında kullanım kadastrosu yapıldığı ve çekişmeli taşınmaz için kadastro tespit tutanağı düzenlendiği anlaşıldığından 3402 Sayılı Kanunun 26. maddesi hükmü gereğince kadastro tutanağının düzenlendiği günden itibaren davaya bakmakla kadastro mahkemesi görevli olduğundan ve dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden mahkemece davanın görev nedeni ile reddine ve dosyanın görevli ve yetkili Manavgat Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmelidir.
Yukarıda gösterilen şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonrasında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Kanunun ek 4. maddesi gereğince kullanım kadastrosu yapılmadığı, çekişmeli taşınmazın parsel numarası almadığı ve taşınmazın 2/B maddesiyle orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı belirlendiği taktirde şimdi olduğu gibi davanın reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy