(3402 S. K. m. 4, 16) (6831 S. K. m. 11) (YHGK. 08.06.2005 T. 2005/20-327 E. 2005/377 K.) (YHGK. 28.06.2006 T. 2006/20-467 E. 2006/494 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, Atalar Köyü 108 ada 1 parsel sayılı, 540200 m2 yüzölçümlü taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı, zilyetlik iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın kabulüyle 108 ada 1 Sayılı parselin 16.6.2010 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) işaretli bölümünün tapu kaydının iptali ile bu kısmın davacı adına olan 155 ada 49 Sayılı parselle birleştirilerek 49 Sayılı parselin 6563,69 m2 olarak davacı adına tapuya tesciline, 108 ada 1 Sayılı parselin 539696,45 m2 yüzölçümü ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş. Orman Yönetiminin temyiz dilekçesi 22.12.2010 tarihli ek karar ile reddedilmiş ise de, orman Yönetiminin temyizi süresinde olduğu anlaşıldığından mahkemenin Orman Yönetiminin temyiz talebinin süre yönünden reddine ilişkin 22.12.2010 tarihli ek kararı kaldırılarak. Orman Yönetiminin temyizi yönünden de işin esasının incelenmesine karar verildi.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 Sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı olarak sınırlandırılmıştır. Orman kadastrosu işlemleri 15.6.2007-15.7.2007 tarihleri arasında kısmi ilana çıkartılarak bu süre içinde itiraz edilmeyen taşınmazlar yönünden orman kadastro işlemi kesinleşmiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporuna ekli krokide 108 ada 1 Sayılı parselin (A) ile gösterilen kısmın kültür arazisi olduğu ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, incelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir.
10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 Sayılı Kanunun 4/3. maddesi: çalışma alanında orman bulunması ve 6831 Sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti kadastro ekibi tarafından yapılır ve bu durum ekip tarafından iki ay önce Orman Genel müdürlüğüne bildirilir. Buna karşılık iki ay içinde kadastro komisyonlarınca orman sınırlarının belirlenmemesi halinde kadastro çalışma alanı sınırları kadastro ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu kanun hükümlerine göre yürütülür.
Kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilan edilen yerlerde orman kadastro işlemleri de ikmal edilmiş sayılır. Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu sınırlara aynen uyulur. şeklinde iken 22.2.2005 gün 5304 Sayılı Kanun ile sözü edilen 3. fıkra değiştirilmiş ve aynı maddeye 4-5-6'ıncı fıkralar eklenmiştir. Bu değişiklikte 3. fıkra Çalışma alanında orman bulunması ve 6831 Sayılı Orman Yasasına göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti kadastro ekibi tarafından yapılır. Ancak; bu çalışmalarda kadastro ekibine Orman Genel Müdürlüğü taşra teşkilatınca görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi veya ziraat mühendisinin bildirimden itibaren 7 gün içinde iştirak ettirilmesi zorunludur. Bu çalışmalara muhtar ve bilirkişilerin katılmaması halinde çalışmalar re'sen devam ettirilir. şeklini almış
Eklenen 5. Fıkra ise Çalışma alanındaki ormanların bu ekipçe sınırlandırılma ve tesbitleri yapılarak otuz günlük kısmi ilana alınır. Bu alanlarda orman kadastrosu yapılmış sayılır şeklindedir.
Yine 27.1.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 Sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesiyle 6831 Sayılı Orman Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının sonuna; Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonlarınca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır cümlesi eklenmek suretiyle 6831 Sayılı Kanun hükümleri 3402 Sayılı Kanun hükümleri ile uyumlu hale getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasaların getirdiği bu yeni düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca orman kadastro çalışmalarının yapıldığı, kadastro ekiplerince davaya konu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği ve kamu malı niteliğini kazandığı, 3402 Sayılı Kanunun 16/D maddesi hükmünde Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu yasada hüküm bulunmayan hallerde, özel yasaları hükümlerine tabi olduğunun belirtildiği, bu sebeple ormanlar hakkında özel yasa olan 6831 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6831 Sayılı Kanunun 11/1. maddesinde de orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tapulu taşınmazlarda tapu sahiplerinin 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açabilecekleri hükmünün bulunduğu, bu ilkelerin H.G.K.'nun 8.6.2005 gün 2005/20-327-377 Sayılı ve 28.6.2006 gün 2006/20-467-494 Sayılı kararlarında da aynen benimsendiği anlaşılmakla, davacının zilyetliğe dayanarak açtığı davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle (A) ile gösterilen bölümün kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde Orman Yönetimine iadesine, 29.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy