(3402 S. K. m. 26, 27)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 15/01/2009 günlü hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı (Necat oğlu) S. A. tarafından istenilmekle, tayin olunan 21/09/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden S. A. geldi, karşı taraftan Orman Yönetimi vekili ile Hazine vekili geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, davaya konu Ormanlı köyü Ayıderesi mevkiinde bulunan taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu halde, davalı gerçek kişilerin 1289 tarih 359/8066 sayılı tapuya dayanarak sahiplendiklerini, oysa tapu sahiplerinin yüz yıl önce öldüğünü, tapuda ismi geçen Maco'nun ermeni olduğu, tapuda malik gözükenler ile davalılar arasında hiç bir ilişki bulunmadığından tapunun mevcut yasalar karşısında hukuki değerini kaybettiğini, bu tapu üzerinde 1964 yılında tahribat yapılmak suretiyle tapu ile ilgisi olmayan bazı şahısların isminin tapuya yazılmak istendiği, oysa malikin ölümden 20 yıl geçtikten sonra intikal işlemleri yapılmamış ise mevcut tapunun hükmünü ve değerini yitireceğini ileri sürerek 1289 tarih 359/8066 numaralı tapu kaydının iptali ve davalıların taşınmaza el atmalarının önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne, Ormanlı Köyü (Ağnaki Köyü) Ayıderesi mevkii Arsenek Yaylası ve Ziyaret deresi ile gelen arkın bendi ve Şamkıran deresinin başı ve Cağgir yaylasının yolu hudutları ile çevrili 50 dönüm yüzölçümündeki taşınmaza ait bulunan: malikleri H. B. H. (Haco oğlu Hasan) ve Y. B. M. (Mustafa oğlu Yusuf) olarak gösterilen Şubat 1289 daimi tarihli 4 numaralı ve 359/8066 genel ve sahife numaralı tapu kaydının iptaline, sözkonusu taşınmaza davalıların elatmalarının önlenmesine, bu taşınmazın davacı Orman Yönetimine teslimine karar verilmiş, hüküm davalı (Necat oğlu) S. A. vekili ile, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Dairenin 05/10/2010 günlü iade kararı üzerine düzenlenen, fen bilirkişi E. K.'in 20/10/2010 tarihli raporuna ekli krokisinde, çekişmeli taşınmazın C, I, D ve E harfleri ile gösterilen bölümlerinin Yazılı Köyü 104 Ada1 sayılı Orman Parseli içerisinde kaldığı, Yine F. ile gösterilen bölümünün Yazılı köyü 126 ada 1 sayılı Mera parseli içerisinde kaldığı. B1. ile gösterilen bölümünün Ormanlı köyü 102 ada 1 sayılı Orman parseli içerisinde. G. ile gösterilen bölümünün Ormanlı köyü 104 ada 1 sayılı Orman parseli içerisinde. A1 ve H. ile gösterilen bölümlerinin ise Ormanlı köyü 104 ada 2 parsel numaralı mera parseli içerisinde kaldığı belirtilmiştir.
Dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu parsellerin dosyaya gönderilen tutanaklarından, temyize konu davanın devamı sırasında Ormanlı köyünde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. madde hükmüne göre yapılan orman kadastrosundaki orman parsellerinin tutanağının 31/12/2009 - 02/02/2009 tarihleri arasında ilan edildiği, orman dışında kalan arazilerin ise genel kadastro tespitinin 3402 sayılı Yasaya göre yapılıp 07/08/2009 - 07/09/2009 tarihleri arasında ilan edildiği, Yazılı köyünde 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. madde hükmüne göre yapılan orman kadastrosundaki orman parsellerinin tutanağının 09/02/2009 -11/03/2009 tarihleri arasında ilan edildiği, orman dışında kalan arazilerin ise genel kadastro tespitinin 3402 sayılı Yasaya göre yapılıp 14/07/2009 -14/08/2009 tarihleri arasında ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar tutanak örneklerinde, tutanakların kesinleştiği belirtilmiş ise de, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 27. maddesinde, yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastroyla ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte, bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyasının resen mahkemesine devir olunacağı hükme bağlanmıştır.
Eldeki dava hakkında verilen kararın tutanakların düzenlendiği tarih itibarıyla kesinleşmemesi nedeniyle, çekişmeli taşınmazın tutanaklarının da kesinleşmeyeceği ve malik hanesinin açık sayılacağı ve kadastro hakimi tarafından gerçek hak sahibi belirlenerek sicil oluşturulması gerektiğinden davaya bakmakta genel mahkemelerin görevi sona erecektir.
O halde mahkemece görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın tüm aşamalarında resen gözetilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26 ve 27. maddesi uyarınca uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle, dava dosyasının görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle: davalı S. A. ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişiye iadesine, 07.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy