(3402 S. K. Ek m. 4) (YHGK 17.02.2010 T. 2010/7-70 E. 2010/86 K.)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 Sayılı Kanunun Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında Beykoz ilçesi. Zerzevatçı köyü 105 ada 1 ve 2 parsel sayılı sırasıyla 4087.98 m2 ve 571,01 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar. 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması sebebiyle bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacı, tutanağın beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin muris babası adına yazılması gerekirken sehven eşi Ö. U. adına yazıldığını belirterek beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin muris babası adına yazılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, Zerzevatçı köyü 105 ada 1 parsel yönünden konusu kalmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının Zerzevatçı köyü 105 ada 2 parsel yönünde davasının kabulüne ve Beykoz ilçesi. Zerzevatçı köyü 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine İş bu taşınmaz 15 yıldan beri H. oğlu Ö. U.'un kullanımındadır ve bu parsel üzerindeki 2 katlı kargir ev ve garaj Ö. U.'a aittir. İbarelerinin İş bu taşınmaz 15 yıldan beri A. oğlu Ş. A.'nun kullanımındadır ve Bu parsel üzerindeki 2 katlı kargir ev ve garaj A. oğlu Ş. A.'ya aittir. şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava. 3402 Sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak: kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 Sayılı Kanunun ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur.
Ancak;
Davacı dava dilekçesinde davalı olarak kadastro müdürlüğüne husumeti yönelterek dava açmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin kadastro müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup yargılama sırasında kadastro müdürlüğü Hazine vekili tarafından temsil edilmiş bulunmaktadır ve ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve kadastro müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır (HGK.2010/7-70-86 Sayılı kararı).
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 02.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy