(2709 S. K. m. 9) (6100 S. K. m. 36, 39) (2004 S. K. m. 4, 13)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sırasında, davacı vekili tarafından reddi hakim yoluna başvurulmuştur.
Bu konuda merci tarafından verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında görülen şikayet davası sırasında davacı vekili tarafından 20.09.2012 tarihli dilekçe ile ...satış ilanının iptali ve ikinci satışın tedbiren durdurulması, % 30 teminat karşılığında tedbirin devamına karar verildiği, .....bank T.A.Ş. tarafından teminatın yatırılmadığından tedbirin kaldırılması gerekirken, hakimin sözlü talimatı ile kaldırılmadığından hakimin tarafsızlığından şüpheye düşüldüğü... gerekçesiyle reddi hakim yoluna başvurulmuştur.
Reddedilen Hakim N.Ş.İ.'nin ... davacı tarafça oluşan kuşku sonucu yargılama ve kararlarda tatminsizlik ve güvensizlik uyandırabileceğinden... talebin kabulü gerektiği yönündeki görüşü üzerine talebi inceleyen merci tarafından, reddi hakim talebinin ve çekilme kararının H.M.K.'nun 36. madde ve devamı uyarınca kabulüne ilişkin verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ret talebi inceleyen merci tarafından, Hakim N.Ş.İ. tarafından ret talebi üzerine H.M.K.'nun 39. maddesi uyarınca çekilme talebine ilişkin görüş bildirmiş, merci tarafından çekilme ve ret talepleri uygun bulunmasına rağmen somut olayda H.M.K.'nun 36. maddesi uyarınca ret sebebi bulunmamaktadır.
İ.İ.K.'nun 13. maddesi uyarınca icra dairesi, icra mahkemesi hakiminin daimi gözetimi ve denetimi altındadır. Aynı kanunun 4. maddesi uyarınca da icra dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hakimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hakim tarafından yapılır. Bu yasal düzenlemeler neticesinde icra işlemlerine ilişkin olarak icra dairesi müdür ve yardımcıları ile icra hakimi arasında dosya üzerinde görüş teatisinde bulunabilecekleri, bu husus kanundan kaynaklanan bir görev niteliğinde bulunduğundan H.M.K. 36. maddesi anlamında reddi hakim veya çekilme sebebi olarak kabul edilemez. Aksine bir yorum, yargılama yapan tüm hakimlerin kötü niyetli taraflarca reddedilmesini kolaylaştıracağı gibi, bu hakkı kötüye kullanmak isteyenlerin davranışını da korumak anlamına geleceği gibi tabii hakim ilkesini de zedeleyecektir. Hiçbir hukuk kuralı, kötü niyetliyi korumaz.
Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır (Anayasa madde 9). Hakimler görevlerinde bağımsızdır. Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Bu nedenle, hakimler önüne gelen uyuşmazlıkları, kanuni çerçevesinde çözmek zorundadır. Bu işlemi yaparken hakim, bir olayla ilgili kuracağı hükümle, tarafların adalet duygusunu zayıflatacağını değil, güçlendireceğini düşünüp, hedefleyerek çalışmalı, kanunlardan aldığı güçle hareket etmelidir.
Somut olayda, mahkeme hakimi tarafından davacı tarafça oluşan kuşku sonucu yargılama ve kararlarda tatminsizlik ve güvensizlik uyandırabileceği gerekçesiyle çekilme kararı verilmişse de, maddi bulgu ve delillerle desteklenmeyen soyut iddiaların hakimlerce duygusallıkla karşılanıp davadan çekilmelerine neden olması, ileride giderilmesi mümkün olmayacak zararlara yol açacağından kabul edilemez. Aksi halde bir yerde görev yapan hakimlerin, aynı yöntemle davadan çekilmeleri sağlanarak, tabii hakim ilkesinin zedelenmesine yol açılacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle, merciin, H.M.K.'nun 36. maddesini yanlış yorumlaması sonucu hakimin çekilmesini ve reddi hakim talebini kabul eden kararı bu yönüyle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 04.02.2013 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy