(3402 S. K. m. 14, 16, 17, 18, 20, 26) (6831 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında, İnköy köyü 107 ada 28, 30 ve 31 parsel sayılı sırasıyla, 13210.31 m2, 2480.67 m2 ve 11282.26 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazların Kadastro Kanununun 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerine göre Hazine adına tespit edilmesi gereken yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış; Orman Yönetimi, orman savıyla davaya harçlı olarak katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 107 ada 28 sayılı parselin (A) ile gösterilen 297.40 m2 ile 107 ada 31 sayılı parselin (B) ile gösterilen 5220.30 m2 bölümlerinin ifraz edilerek orman vasfıyla Hazine adına, geri kalan bölümleri ile 30 sayılı parselin tamamının davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3302 sayılı Yasaya göre tespit tarihinden önce 10/12/1998 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulamasıyla daha sonra 4999 sayılı Yasaya göre 11/10/2004 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon uygulaması vardır.
Davacı Hazine, taşınmazların 3402 sayılı Yasanın 14, 16, 17 ve 18 inci maddeleri bağlamında Hazine adına tescil edilmesi gereken yerlerden olduğu savıyla dava açmış; Orman Yönetimi ise, davaya orman savıyla harçlı olarak katılmıştır. Dava konusu 107 ada 28, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar, dava dışı 107 ada 29 ve 32 sayılı parsellerle bir bütün olarak 127 numaralı orman içi ziraat poligonunda kalmaktadır. Dava konusu 107 ada 28, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden davalı gerçek kişiler adına tespitleri tarla niteliğiyle yapılmış, dava dışı 107 ada 29 ve 32 parsel sayılı taşınmazlar, ham toprak olarak Hazine adına tespitleri kesinleşmiştir. Davalılar, yargılama sırasında, geldisi Ekim 1945 tarih 18 ve 19 numaralı tapunun gittileri olan ağustos 1955 tarih 6 numaralı, Temmuz 1976 tarih 5 numaralı tapu kaydını ibraz ederek bu kayda dayanmışlardır. Dayanılan tapu kaydının dava dışı taşınmazlarla birlikte dava konusu taşınmazlara uyduğu mahkemenin kabulündedir. Ancak; dayanılan tapu kaydı, tarla yolu, dere, tepe ve harman yeri olmak üzere değişir sınırlıdır. Bu tür tapuların, her yere uyma olasılığı vardır. Tapu kaydının krokisi dosyaya getirtildiği halde, 3042 sayılı Kadastro Yasasının 20/A. maddesi bağlamında, yerine usulünce uygulanmadığı gibi, değişir sınırlı tapu kaydının yüzölçümü miktarı olarak kapsamı dahi saptanmamıştır.
Dava konusu taşınmazların uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazlardan 107 ada 28 sayılı parselin (A) harfiyle gösterilen bölümü ile 107 ada (B) harfiyle gösterilen bölümleri orman tahdidi içinde orman sayılan yerlerden olduğu ve 107 ada 30 sayılı parselin tamamı ile 28 ve 31 parsellerin geriye kalan kısımları orman tahdidi dışında kalan ve orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılmış ve mahkemece bu uygulamaya göre karar verilmişse de, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 10/12/1998 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş ve tapu kaydı miktar fazlası yönünden tespit ve dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi geçmemiştir. Dayanılan tapu kaydı, değişir sınırlı ve 18.200 m3 yüzölçümünde olup, dava konusu parsellerin tespitteki yüzölçümü toplamı 26.973.24 m2 gelmektedir. Taşınmazların tahdit içersinde kalan bölümlerinin düşülmesi halinde dahi, miktar fazlası söz konusudur. Dava konusu 107 ada 28, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların dava dışı 107 ada 29 ve 32 parsellerle bir bütün olarak 127 numaralı orman içi ziraat poligonunda kalmakta olduğu dikkate alındığında, tapu kaydı miktar fazlasının olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle edinilmesi düşünülemez. Bu nedenle;
Mahkemece yapılacak iş: Davalıların dayanağı olan tapu kaydının, kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediğinin sorulması, başka parsellere revizyon görmediği ve bu parsellere uyduğunun uygulamayla saptanması halinde, tapu kaydının dayanağı olan krokisi zemine fen bilirkişi aracılığıyla 3042 sayılı Kadastro Yasanın 20/A. maddesi bağlamında uygulanarak kroki kapsamının öncelikle belirlenmesi, dayanak krokinin fenni sıhhate haiz olmadığının saptanması halinde dahi, tülen zemine uygulanması, sabit olan huduttan başlayarak tapu kaydının yüzölçümü miktarı olan kapsamının belirlenmesi, kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmaz bölümlerinin ifraz edilerek önceden olduğu gibi orman niteliğiyle Hazine adına tescile karar verilmesi, kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında kalmasına karşın, 3402 sayılı Yasanın 20/C. maddesine göre de tapu kaydı miktarı kapsamı dışında kalan taşınmaz bölümleri için dahi, Hazinenin davasının kabulüne bu bölümlerin parselden ifraz edilerek tespitteki niteliğiyle davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinden ibarettir.
Kabule göre de; davaya 3402 sayılı Yasanın 26/D maddesi bağlamında müdahil davacı sıfatıyla harçlı olarak katılan Orman Yönetiminin karar başlığında ismi müdahil davacı olarak gösterilmesi gerekirken, doğrudan davacı olarak gösterilmesi de doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazinenin ve müdahil davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının Orman Yönetimine iadesine 18.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy