(3402 S. K. m. 4) (6100 S. K. m. 124)
Dava: Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı Orman Yönetimi, Müezzinler Köyünde orman kadastrosunun 3402 sayılı Yasanın 4 üncü maddesi hükmüne göre yapıldığını, 149 ada 2 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, H. A. aleyhine dava açmıştır. Mahkemece husumet yanlış yöneltildiğinden davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Yasanın 4 üncü maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece davacı idare tarafından dava dışı ve kadastro tesbitinde hak sahibi olmayan davalı aleyhine dava açılmış olduğu gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Nitekim, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Tarafta iradi değişiklik başlıklı 124 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında Bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızasıyla mümkün olabileceği belirtildikten sonra aynı maddenin 3 üncü fıkrasında Maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceğine değinilmiştir. Somut olayda; davacı idare, 149 ada 2 parsele yönelik askı ilan süresi içerisinde dava açmış; dava dilekçesinde davalı olarak tesbit maliki olmayan F. oğlu H. A.'ı göstermiştir. Davacı idare, dava konusu ettiği parseli doğru göstermesine karşın, tesbit malikinde yanılgıya düşmüştür.
Sonuç: O halde, 6100 sayılı H.M.K'nın 124/3 üncü maddesi gereğince; mahkemece davacı idareye tesbit malikini davaya dahil etmesi için süre verilip, yargılamaya devam olunarak işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 23.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy