(4721 S. K. m. 713) (Orman Kadastrosu Ve 2/B Uygulama Yönetmeliği m. 54)
Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ve belediye başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 24.07.2007 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Mezitli beldesi, köy civarı mevkiinde bulunan taşınmazın, tapulama dışı bırakıldığını ve M. S. tarafından imar ve ihya edilerek 10 yıl süreyle kullanıldıktan sonra kendisine satıldığını, 30 yılı aşkın zamandır satın aldığı kişiyle birlikte taşınmazın zilyetliğinde olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme şartlarının oluştuğu iddiasıyla taşınmazın adına tapuya kayıt ve tescili talebiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüyle (A) ile gösterilen 958,58 m2 ve (B) ile gösterilen 403,66 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve belediye başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava, arazi kadastrosu sırasında tapulama harici bırakılan taşınmazın Medeni Yasanın 713 üncü maddesi gereğince tapuya tescili istemine ilişkindir.
Taşınmazın bulunduğu meşelik köyünde kadastro çalışmaları 1963 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihiyle dava tarihi arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 13.05.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasıyla 05.03.2010 tarihinde ilan edilen 4999 sayılı Yasayla değişik 10. madde gereğince yapılan yüzölçümü ve fenni hataların düzeltilmesi işlemi bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu yapıldığı anlaşılmakta olup, orman kadastrosuna ilişkin belgeler getirtilerek uygulanmamış, taşınmazın orman kadastrosuna göre konu belirlenmemiş olduğu gibi çekişmeli taşınmazın iade kararı sonrasında kısmen imar planı dışında kısmen de imar planı içinde konut- yol ve park alanı içinde kaldığı bildirilmiş olup, imar planı getirtilerek taşınmazın imar palanına göre konumu belirlenmemiştir.
Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri tüm komşu parsellerle birlikte gösterir geniş kadastro paftasının orijinalinden çekilmiş bir fotokopisi, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanaklarıyla taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilmeli; yörede imar uygulamasının hangi tarihte yapıldığı ve hangi tarihte kesinleştiği belediye başkanlığından sorularak çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri gösterir imar planı getirtildikten sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54 üncü maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49 uncu maddesinde yazılı Orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanaklarıyla orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır. hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin Teknik İşler başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasıyla ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanaklarıyla aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmeliklerle Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritasıyla desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, imar planı mahallinde uygulanarak çekişmeli taşınmazın imar planı üzeride yeri belirlenmeli, imar planı içinde kalan kısmıyla imar planı dışında kalan kısmı belirlenerek fenni bilirkişi tarafından kadastro paftası ve imar planı birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle taşınmazın kadastro paftası ve imar planına göre durumunu gösterir denetlemeye elverişli kroki çizilmelidir.
Bu şekilde yapılacak araştırma ve inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı ve öncesinin orman sayılan yerlerden olmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde: çekişmeli taşınmazın imar planına göre durumu değerlendirilmeli, imar planı içinde kaldığı belirlenen kısım yönünden imar palanının yapıldığı tarihten önce zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine ve belediye başkanlığının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 25.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy