(6100 S. K. m. 26) (6831 S. K. m. 8, 10)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali-tescil istemine ilişkin davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı Orman Yönetimi vekili, Çorak köyü 263 sayılı parselin tapuda davacıların murisi adına kayıtlı olduğunu, yörede 2005 yılında yapılan ve 31.11.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını iddia ederek, tapu kaydının iptaline ve orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi talebiyle dava açmıştır. Mahkemece orman kadastro çalışmalarının bitirildiğini, Çorak köyünde ilan edilmediği, bu nedenle orman kadastro işleminin kesinleşmediği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli Boyabat Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali- tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli Çorak köyü 263 sayılı parsel 5740 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile 26.09.1962 tarihinde yapılan arazi kadastrosu sırasında davalıların murisi M. Ç. adına tesbit edilmiş, itiraz edilmediğinden 02.01.1963 tarihinde M. Ç. adına tapuya tescil edilmiş, halen aynı şekilde tapuya kayıtlıdır.
Çorak köyünde orman kadastro çalışmaları yapılmamıştır.
Boyabat Merkez beldesinde 2005 yılında orman kadastrosuna başlanmış, 31.05.2007 tarihinde Boyabat merkezinde ilan edilerek 31.11.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece orman kadastrosunun davalı taşınmazın bulunduğu Çorak köyünde ilan edilmediğinden kesinleşmediği, bu nedenle sicil oluşturmakla görevli mahkemenin kadastro mahkemeleri olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü yerinde değildir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla tapu iptali-tescil davası açmıştır. Bu durumda mahkeme; H.M.K.'nun 26 ncı maddesi gereğince iddia ve savunma çerçevesinde bir karar vermekle yükümlüdür.
Boyabat Merkez beldesi, mülki sınırları içerisinde bulunan ormanların 6831 s. Kanuna göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B maddesi uygulama çalışmaları yapmak üzere 16 nolu komisyon görevlendirilmiş, 04.02.2005 tarihinde bitişik belde ve köylerde ilan edilerek 08.03.2005 tarihinde işe başlamış, 10.11.2006 tarihinde sonuçlandırma tutanağıyla çalışmalar bitirilip 31.05.2007 tarihinde Boyabat ilçe merkezinde ilan edilerek 31.11.2007 tarihinde kesinleştirilmiştir. Çekişmeli 263 sayılı parsel Çorak köyü mülki sınırları içinde olup, işe başlama ilanı 6831 sayılı Orman Kanun'unun 8 inci maddesi gereğince 04.02.2005 tarihinde Çorak köyünde ilan edilmiş, ancak; sınırlaması bitirilen kadastro tutanak ve haritaları 6831 s. Kanun'un 10. maddesi ve 6831 s. Kanun'a göre Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkında Yönetmelik'in 69 uncu maddesi gereğince, ilgili köy ve beldelerde ilan edilmesi gerekirken ve çalışmalar sırasında 263 sayılı parselin Çorak köyü sınırları içerisinde kaldığı tutanaklarda da belirtilmesine rağmen, taşınmazın bulunduğu Çorak köyünde ilan edilmemiştir.
O halde; Çorak köyünden kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığı, Boyabat ilçesi, Merkez beldede yapılan orman kadastrosu sonuçları da Çorak köyünde ilan edilmediğinden, kesinleşmiş orman kadastrosundan söz edilemez. Orman kadastrosu sonuçları Çorak köyünde ilan edilmediği için kadastro mahkemesini görevi de başlamamıştır. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 13.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy