MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ile davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi, tapuda davalı ... adını kayıtlı ve üzerinde 2/B şerhi bulunan ... Köyü, 431 ve 433 parsel sayılı sırasıyla 105,72 ve 76,00 m² yüzölçümlü taşınmazların dava dilekçesi ekinde gösterilen koordinatlarla belirlenen alanın kesinleşen tahdit içinde kaldığı iddiasıyla tapu kaydının iptaliyle taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, vaki müdahalenin önlenmesine ve kal’ine, taşınmazların 2/B niteliğiyle orman sınırları içinde kaldığına yönelik şerhin silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece Hazineye yönelik davanın husumet yönünden reddine, ...’ya yönelik davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 431 sayılı parselin fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 57,72 m²'lik bölümü ile aynı rapor ve krokide 433 sayılı parselin (A) harfiyle işaretli 72,58 m²'lik bölümünün tapu kaydının iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, bu bölümlere yönelik vaki müdahalenin önlenmesine ve kal’ine, taşınmazların (B) harfiyle işaretli bölümlerine yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili ile müdahalenin önlenmesi ve kal’e yöneliktir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 02/12/2005 tarihinde yapılıp itiraz edilmeyen yerler yönünden kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1) Davacı ... Yönetimi ve davalı vekilinin, tapu iptali ve tescil istemine yönelik temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların kısmen orman tahdidi içinde - kısmen orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Davalı vekilinin müdahalenin önlenmesi ve kal’e yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece çekişmeli taşınmazların tahdit içinde kalan bölümlerinin tapu kaydı iptal edildikten sonra bu bölüme davalının müdahalesinin önlenmesine ve yapıların kal’ine karar verilmiş ise de, ulaşılan sonuç doğru olmamıştır. Şöyle ki; her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Dava açıldığı tarihte taşınmazlar davalı adına tapuda kayıtlı olup tapu kaydı iptal edilene kadar müdahalenin haksız olduğundan söz edilemeyeceğinden, müdahalenin
önlenmesine ve kal’e yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde açıklanan nedenlerle davacı ... Yönetimi ve davalı vekilinin, tapu iptali ve tescile yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüme ilişkin hükmün ONANAMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine,
2) İki numaralı bentde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin, müdahalenin önlenmesine ve kal’e yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle bu bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA, davalının yatırdığı temyiz harcının istek halinde iadesine 09/12/2013 günü oy birliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy