MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık ...'ın, borcuna karşılık olarak katılana verdiği suça konu senede, icra takibinden kurtulmak amacıyla borçlu kısmına adına ... olarak yazmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın, isminin ... olduğunu ancak halk arasında ... olarak bilinip tanındığını, suç konusu senedi katılana değil, oğlu ...'e verdiğini, katılan ve oğlu ... tarafından gerçek adınan Nihat olduğunun bilindiğini, ... ile aralarında başka bir senetten dolayı da dava bulunduğunu savunması, 08.01.2010 tarihli kolluk araştırmasına göre, sanığın bulunduğu köyde ... olarak bilindiğinin tespit edilmesi ve olay tarihinden önce katılanın oğlu ... tarafından borçlusu sanık ... olan 15.02.2008 ödeme tarihli başka bir senet nedeni ile takip yapılması hususları birlikte değerlendirildiğinde, gerçek adı ... olan sanığın, suç konusu senedin borçlu kısmına halk arasında bilinen ... ismini yazması şeklindeki eyleminde sahtecilik kastı ile hareket ettiğine dair şüpheden uzak somut delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de; hapis cezasına mahkumiyetinin yasal sonucu olarak TCK'nun 53. maddesinin uygulanmaması,
Yasaya aykırı; sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.06.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy