MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM: Mahkumiyet
5237 sayılı TCK'nın 206. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere; "beyanın" doğruluğu, düzenlenen belgeyle ispat edilecek ise, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşacağı, buna karşılık beyanı alan memur, beyanın doğruluğunu tahkik edip, buna kanaat getirdikten sonra resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, yani resmi belge sadece kişinin beyanı üzerine değil de, memurca yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşmayacağı cihetle, sanıklardan ...'ın, kiraz ağacından düştüğüne ilişkin beyanı ile adli rapor düzenlenmesinin ve buna ilişkin kollukta beyanda bulunmasının, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturmayacağı gibi, kollukça tutulan 29.07.2011 tarihli Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağının da, içeriği itibariyle, yalan beyana dayanarak tutulan bir tutanak olmayıp, ihbarı ve sonrasında yapılan araştırmayı tespit eden maddi olayın açıklanmasına ilişkin bir tutanak olması karşısında, sanıkların unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanıkalrın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy